Ahde vefa, minnet duygusu, sadakat ve teşekkür etme nezaketinin azaldığı günümüzde, yaşanan güzel örnekleri paylaşmanın toplumsal huzur, güven ve dostluk kavramlarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağı umuduyla sabah karşılaştığım bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum:

Akçaabat’taki işime zamanında varabilmek için sabahın erken saatinde özel aracımla Beşikdüzü’nden yola çıktım. Çarşıbaşı’nda kırmızı ışıkta beklemeye başladık. Yeşil ışık yandı; sağ şerit devam ediyor benim bulunduğum sol şerit bekliyordu. Çünkü önde dörtlüsünü yakmış bir otomobil vardı. Bir bayan açık olan şoför kapısının önünde telefonla görüşme yapıyordu. Telaşlı olduğu her halinden belliydi. Ben de dörtlüleri yaktım ve yanına giderek niçin bekleme yaptığını sordum. “Arabada hasta bebek var, doktora götürüyoruz ancak otomobil bozuldu” dedi. Eğildim içeri baktım arka koltukta kucağında bebekle genç bir hanım daha oturuyordu…

Şoför bayan yol yardımını aramaya çalıştığını söyledi. İzin alarak arabasına girdim; araç oldukça yeni ve her şey normal görünüyordu. Marş basıyor ancak araç çalışmıyordu. Bu arada trafik aksamaya devam ediyordu, telaşlıydılar. Göstergelere baktım; yakıt tankı göstergesi sıfırı gösteriyordu. Büyük ihtimalle yakıt bitmişti. Durumu kendisine söyledim; biraz şaşırmış olarak “bilmem” dedi.

Polis çağırarak trafiği açtırmasını ve beni beklemesini söyledim ve en yakın benzin istasyonuna gittim. Beş litrelik bidonu pompacıya uzattım. “Ne doldurayım abi?” dedi. Doğru, ne dolduracaktı ben de bilmiyordum. Mazot mu, benzin mi? Acele ile bunu sormadan ayrılmıştım. Arabayı hatırlamaya çalışarak, biraz da bahtıma diyerek “mazot doldur” dedim. Aldığım mazotla tekrar aracın bulunduğu lambalı kavşağa geldim. Hem mesaiye geç kalmanın endişesi, hem de yakıtın araca uygun olup olmayacağı düşüncesiyle sıkıntı duyuyordum.

Bu karmaşık ruh haliyle olay yerine geldiğimde polislerin aracı kenara aldığını, trafiğin akışını normale çevirdiklerini gördüm. Araç dizelmiş… Doğru yakıt almıştım. Küçük pet şişeden yaptığımız huni yardımı ile mazotu aracın deposuna döktük. Bu defa direksiyona polis memuru geçti. Birkaç kez marşa bastıktan sonra aracı çalıştırdı. Herkes rahatladı. Teşekkür ettiler. İşe geç kaldığım için hemen olay yerinden ayrıldım.

***

Gün içinde Trabzon’daki toplantının bitimi sonrası saat 15.30’da Akçaabat’a geri döndüğümde danışmada sabahleyin aracı bozulan (!) bayanların beklediğini gördüm. Biraz şaşkın, biraz da merak içinde “hoş geldiniz” dedim.” Hoş bulduk” dediler. Bazı soruların cevabını merak ediyordum. Bu bayanlar niçin gelmişlerdi? Çalıştığım yeri nereden öğrenmişlerdi?

Anlattılar: Bayan iş güvenliği uzmanı olarak bir özel sektörde çalışıyormuş. Bana bir yerden tanıdık gelen bebekli genç bayan acil tıp teknisyeni olarak görev yapıyormuş ama bebeği nedeni ile çalışmaya ara vermiş. “Beni tanıdınız mı?” dedi. Meğer 2006 yılında mezun ettiğim eski bir öğrencimmiş. Sormuş, soruşturmuş nerede çalıştığımı öğrenmiş ve teşekkür etmek için gelmişler.

Büyük bir iş yapmışız gibi abartıyorlardı. Söylediklerine göre orada epey zaman kimse yardım etmemişti. Bebekli bayan; “Öğretmenim yıllar sonra tekrar yardımıma koştunuz, sizinle yıllar sonra bu şekilde karşılaşmak beni çok duygulandırdı o nedenle teşekkür etmek için gelmemiz gerekiyordu; bize böyle öğretmiştiniz. Onun için sizi arayarak bulduk” dedi.                          

Öğretmenlik mesleği işte böylesine kutsal bir meslektir; ham maddesi insandır; emek verilmeyi, hizmet edilmeyi, insandan daha çok hangi varlık hak edebilir? Atalarımız; “iyilik yap denize at, balık bilmezse Halık bilir” demişler.

Öğretmenler, işiniz gücünüz eğitim vermek ve iyilik yapmaktır. Ne mutlu size…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37