İletişim Bilgisi derslerine konu olabilecek bir telefon hikâyesiydi yaşanan.  

Anadolu’nun Efsane Kadınları” adlı defilede…

Kentin işkadınları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri podyuma çıkarken…   

Kybele, Afrodit, Artemis, Hürrem Sultan, Sabiha Gökçen ve Latife Hanımın da aralarında olduğu otuz efsane kadına ait kostümler sunulurken…   

Sessize aldığı telefonunda bilinmeyen bir numarayla karşılaşınca…

Altıncı his mi devreye giriyor, malum mu oluyor, tam olarak anlayamıyor insan.

Bir etkinlikteyim, bitince sizi ararım.”

Aynen bunları yazmıştı.

Aslında bugüne kadar toplantı ve etkinlikte arayan bilinmeyen numaralara mesaj yazdığını hatırlamıyordu.  

Adeta tanrıçalarla kraliçelerin geçit törenine dönüşen Mitolojik Dönemi izlerken kafasının iyice karıştığını kabul ediyordu. Ardından Osmanlı ve Cumhuriyet Kadınları…  

***

Zil çalmasını bekleyen çocuklar gibiydi.

Bayrak Kadın’la yükselen alkış tufanı sona erdiğinde sakin bir köşeye doğru yürümüş ve aramıştı o bilinmeyen numarayı.

Etkinlik bitti mi?”

Tanıyordu bu sesi ve telefonuna cevap veremediği kişinin ‘Bakan’ olduğunu anladığında artık çok geçti. Kendine özgü o babacan tavrıyla konuşuyordu.

Etkinlik bitti mi?”

Bitti, Sayın Bakanım.”

Rahat konuşabileceğin, not alabileceğin bir yerde misin?”

Evet, Sayın Bakanım.”

Bu saatte aradığına göre önemliydi fakat hemen konuya girmemişti.

Hangi etkinlikte olduğunu da sormamıştı.

Zaman geçtikçe yaşadığı telaştan eser kalmadığının farkındaydı ki...

Yeni bulunan mağara… Bir araştır bakalım, değerlendirebilir miyiz?”

Talimatınızı not aldım, yarın ilgili arkadaşlarla orada olacağım.”

Teknik bilgileri de ihtiva eden bir rapor istiyorum.”

Emredersiniz Sayın Bakanım. Rapor, yarın makamınızda olacaktır.”

Başka şeyler de konuştular ama Müdürün kafasını kurcalayan asıl konu, cevap vermekte geciktiği telefondu.

Sayın Bakanım, bir konuyu özellikle arz etmek istiyorum. Telefonunuza hemen cevap veremediğim için…

Üzmeyin kendinizi, hayatta olur böyle şeyler… Mesaj yazmanız güzeldi, hemen dönmeniz de… Ailenize, çalışma arkadaşlarınıza selam ve sevgilerimle…”

***

Karşınızda bir İletişim Profesörü varsa endişelenmenize gerek yoktu.

Aklına geldikçe olup bitenlere inanmak istemiyordu.

Ömründe ilk kez bir bakan kendisini ‘aracısız’ aramıştı.

Hani özel kalem marifetiyle, “Sayın Bakanımız hatta” denilerek başlatılan görüşmeleri biliyordu ama anlaşılan cep telefonlarının devreye girmesiyle daha da hızlanacaktı trafik.

Fakat unutulacak gibi değildi.

Tek tesellisi, babacan kişiliği ile tanınan bakanın, bizzat aradığı halde telefonuna cevap vermekte geciken müdürüne karşı o harikulade tavrı göstermesiydi.  

Bir anda anfide buldu kendini, iletişim dersinde.     

Her ne kadar “Bakan telefonuna bakamamak ne kötü” diye söylense de programda Ataol Behramoğlu’nun okuduğu şiirle birlikte yaşadıklarından öğrendiği şeyleri düşündü.

Tüm yöneticilerin aynı hassasiyeti göstermeleri gerektiğini…    

Hoşgörüden beslenen affetmenin, sahibine güç veren bir erdem olduğunu...

Geçmişin değiştirilemediğini ancak geleceğin kapılarının ardına kadar açılabildiğini…             

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ARAS PEREKLI 4 ay önce

Bahattin
İnanamıyorum....benim bildiğim bakanlar onu çoktan görevden alması gerekirdi.
Bu olay 3018 de olmaya.

banner89

banner37