MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kelimenin tam anlamıyla Tunceli’ne çıkarma yaptı. Yani bu bir sıradan ziyaret değildi.  Tunceli’ne bir iddia üzerine gitti. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ağır söylemleri Bahçeli’ye hareket alanı açtı. Bizim penceremizden bakarak olayı iki bölüme ayırıyoruz. Birincisi Bahçeli’nin Tunceli’ye çıkarma yapması… İkincisi, Tunceli’deki söylemleri…

 

 

Bir ülkenin Başbakanı’nın, muhalefet partisi liderine ‘Yüreğin varsa Tunceli’ye git’ demesi muhalefetteki parti liderinden çok kendi eksikliğidir. Devlet Bahçeli şayet Tunceli’ye gidemeyecekse, korkuyorsa bundan hükümet sorumludur. Hükümetin yönettiği ülkede vatan toprağının bir kısmına muhalefet partilerinin temsilcileri gidemiyorsa buna en çok o ülkeyi idare edenler üzülmelidir.

Devlet Bey, bu açıdan da bakıldığında bir büyük zafiyeti ortadan kaldırmıştır. Türklerin bir kısmının ülkenin Güneydoğusu’na gidemediği algısını Devlet Bahçeli’nin Tunceli çıkarması kırmıştır. Bahçeli’nin Tunceli’ye giderek valiliği ziyareti, o bölgenin hala Ankara’dan yönetildiğinin ispatıdır. Dünyanın bakışına ve beklentisine ağır bir darbe indiren Bahçeli’ye teşekkür edilmelidir.

Bahçeli’nin Tunceli’de Cuma namazı kılması başka bir anlamlıdır. Planladığı Cemevi ve esnaf ziyareti şayet akamete uğramışsa bu ayıp Bahçeli’nin değil devletindir.

Zira Cemevi kapalı olmasaydı ve esnaf kepenk indirmeseydi Bahçeli iki ziyaretini de gerçekleştirecekti.

***

Gelelim olayın ikinci boyutuna…

Bahçeli, Dersim olaylarında ölenlerin tamamını terörist ilan etmiştir. Bu bakış bir anlamda devletin yanlış yapmadığını savunarak kutsamaktır.

Bize göre bu yaklaşım Alparslan Türkeş’in yaklaşımıyla örtüşmüyor. Orada binlerce kadın-çocuk, genç-ihtiyar katledilmiştir. Bunların tamamı masumdur. Dersimli kız çocukları yuvalara alınarak evlatlık verilmiştir. Bunların hiçbiri normal değildir. Necip Fazıl’ın ‘Din Mazlumları’ eserinde zulmün ayrıntıları apaçık kaydedilmiştir. Devlet Bey bu ayırımı mutlaka yapmalıydı. Dersim olaylarında devletin ağır ihmalini ve hatta kastını vurgulamalıydı.

***

Daha önce de yazdım. Babam Dersim isyanına karşı o bölgeye sevk edilen askerlerden biriydi. Hikayeyi birinci ağızdan dinleyerek büyüdüm. Rahmetli babam isyanı nasıl bastırdıklarını anlatırken ağlardı. Allah’tan af dilerdi. ‘Biz emir kuluyduk ve savaştayız sandık Yarabbi’ derdi.

***

Trabzon’dan MHP’ye akıl verecek durumda da konumda da değiliz. Haddimiz de değil. Lakin MHP artık soğuk savaş yıllarının konseptinden sıyrılmalı. Milliyetçilik temelinde anlayışını yenilemeli. Ülkenin MHP’ye ihtiyacı var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner37