banner114

Bugün Pazar. Çarşambaya üç gün var. Erken yazılan bir yazının yayınlanacağı güne kadar umarım gündemi değiştiren farklı bir gelişme olmaz.

Sisli ve soğuk günlerden sonra bu gün dışarıda güneşli bir hava var. Canım çok istese de dizimde oluşan rahatsızlık nedeniyle rahat yürüyemediğim için çıkıp dolaşamıyorum. Evdeyim. Televizyon izliyor, kitap okuyor, sosyal medyayı takip ediyor, olup bitenleri düşünüyor, geçmiş anıların ülkesinde geziniyorum.

Dünyada bizden olanlar, karşımızda olanlar projesinin Amerika tarafından İsrail lehine kararlı olarak yürütüldüğünü bugün daha rahat görebiliyoruz! Bir başka deyişle kendilerinden olmayanları darbe, hile ve diğer siyasi-ekonomik baskılarla bertaraf etme projesi! Cumartesi gecesi Sudan’da dış destekle başlatılan ayaklanma ve İran ordusunun Amerika tarafından terörist ilan edilmesi kendinden olmayanları bertaraf etme projesinin son halkalarını oluşturmaktadır.

Mısır, Venezuella, Katar, Sudan, Türkiye’nin dostu halklar ve yönetimler iken, planlı olarak bu ülkelerin yönetimleri Türkiye karşıtlarından seçilerek darbe ile iş başına getirilmektedir.

Dışarıda bu ve buna benzer gelişmeler olurken Türkiye de kritik günlerden geçiyor! İçeride ortamı geren konuşmalar, demeçler, sosyal medya paylaşımları görülüyor ve sabırsızlık süreçleri yaşanıyor.

Mesela, kusura bakmasın ama adamın biri çıkmış kürsüye; ''Bugün Türkiye'nin en bereketli toprakları burası. Buralar vadedilmiş topraklar. Musa bütün ömrünü bu toprakları arayarak geçirdi (Güneydoğu Anadolu'muzu kastediyor). Türkler geldi bu toprakları kuruttu'' diyor. Bunu Türkiye’de diyebiliyor; kendinde bu gücü görebiliyor. Anlaşılır ve kabul edilebilir değil! Bu sözler çok derin, köklü ve ölümcül kara bir çıbanın deri üstüne çıkan sivilceleridir!

Doğu Akdeniz'de yüzlerce savaş gemisi yığılmış durumda! Bulgaristan, Yunanistan ve Gürcistan'daki on bin kişilik yeni üsler nedendir? Kuzey Iraktaki devasa üs ve Kuzey Suriye'deki üsler ve yığınak kime karşı yapılmaktadır? Tesadüfe bak ki hepsi de Türkiye'nin etrafında! Bize göre kuşatma devam ediyor. S-400’ler işte bunun için istenmiyor!

Durum böyle iken eş zamanlı olarak ülkemizde her zamankinden daha çok iç barışı bozacak kamplaşma ve nefret dilinin gelişmekte olduğu görülüyor. Gerginliğin tırmandırıldığı, kamuoyunun tedirgin edildiği bir süreç içindeyiz.

Buna gerek yoktur. Seçilenler millet iradesi ile seçilmiştir. Millet iradesine saygılı olmak zorundayız; milleti suçlayamayız! Yeniden sayım süreci yasal bir süreçtir, hukuka saygılı olmak zorundayız; yargı mensuplarını baskı altına alamayız!

Seçilenlere saygıyı, sayılanlara sabrı, Büyük Türk Milleti’ne sükûneti,  dostluk ve barış içinde kalmayı, her türlü şiddet çağrısına ve sokak çağrılarına kayıtsız kalmalarını öneriyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108