Aziz Yıldırım vakası bu ülkede sporun geldiği noktayı göstermesi bakımından çok önemlidir. Dünya spor kamuoyunun gözünde Yakın Doğu Üniversitesi Kulüp Başkanı’nı tokatlayan Aziz Yıldırım’a verilecek hiçbir ceza o tokatın bedeli değildir. Zira o tokat Türk sporuna atılmıştır.

Olayın mazereti ‘şuyuu vukuundan beter’ özdeyişini hatırlattı. Fenerbahçe’nin oyuncularına gelecek yıl için transfer teklifi yapılmış!.. Bu bir şike vakasıymış!.. Bu ülkede Karabükspor’un hocasını ligin ortasında elinden alan kulüpler var. Bu ülkede Konyaspor’un hocasına selam gönderip, Konya’yı perişan edenler var. Trabzonspor’un sözleşmeli oyuncusuna güvence verip, çocuğu futbol dışına itenler şimdi kalkıp spor ahlakından bahsedemezler. Dünya spor otoriteleri tarafından şikecilikleri tescil edilenler şimdi kalkıp ‘şike var’ diye feryat edemezler.

Birileri hem suçlu hem güçlüyse bunun bir adı olmalı. Bir kulüp başkanına tokat atan kişi, Fenerbahçe Cumhuriyeti’nin başkanıdır. Şunu biliyoruz ki, bu ülke bir süredir sportif anlamda Fenerbahçe Cumhuriyeti konumundadır. Adam attığı tokattan sonra geri adım atmıyor. “Geldim gereğini yaptım. Bundan sonra daha fazlasını yaparım. Bunu da bilsinler,” diye meydan okuyor. Bu meydan okuyuş Yakın Doğu Kulübüne veya başkanına değil. Bu meydan okuyuş hükümetedir. Türk spor otoritelerinedir… Bu meydan okuyuş hapis cezası kesinleşmesine rağmen… Ve üstelik kesinleşmiş cezaya rağmen tutuklayamayan hukukadır.

Kabul ediyoruz. FETÖ, Fenerbahçe üzerine oynamış ve kulübü ele geçirmeye çalışmıştır. Lakin bu eylemi var olan bir şike vakasından hareketle yapmıştır. Ortada şikenin tapeleri vardır. Şike vakası delilli bir olaydır. Nitekim şike delillerini, delil olmaktan çıkaran kanun olayından sonra Aziz Yıldırım yeniden yargılanmıştır.

Aziz Yıldırım, kesinleşen cezasına rağmen… Yani Yargıtay onayına rağmen savcıların alamadığı bir adamdır. Aziz Yıldırım, hapisteyken onlarca milletvekilinin ziyaret ederek üzüntüsünü ilettiği başkandır. Aziz Yıldırım, bu ülkede tüm siyasetin kendisini hapisten kurtarmak için üzerinde ittifak ettikleri adamdır. Fenerbahçe Cumhuriyeti dememiz bu nedenledir. Suç işleyen güçlünün vaziyeti böyledir.

Medyaya gelince… Bu ülkenin en ahlaklı kalemleri olarak geçinenler (istisnalar elbette vardır ama yetersiz kalmıştır) Şikeyi elbirliği ile bitirmişlerdir. Bugün Aziz Yıldırım’ı güya eleştirenler şike günlerinde ve Aziz’in hukuka meydan okuduğu dönemde Aziz Yıldırım’ın arkasında saf tutmuştur. Artık bugün söylediklerinin hiçbir inandırıcı yanı yoktur.

Sonuç: Aziz Yıldırım o tokatı önce Türkiye Cumhuriyeti hükümetine atmıştır. Aziz Yıldırım o tokatı Türk muhalefetine ve kendini cezaevinde ziyaret edenlere atmıştır.

Yakın Doğu Başkanı’nın suratında patlayan o tokat, şikeyi örten bir ülkenin sporuna atılmıştır. Aziz Yıldırım o tokatı Türkiye Futbol Federasyonu’na atmıştır. Aziz Yıldırım o tokatı Gençlik ve Spor Bakanlığı’na atmıştır.

Aziz Yıldırım… “Bundan sonra daha fazlasını yapacağım diyor ya!.. Rüzgâr ekenler fırtına biçecekler. Bu utanç onlarındır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.