8000 yıllık bir mazisi olan ayna hariç her icat zamanla sıradanlaşmış.

İlki, halk arasında ‘volkan camı’ da denilen obsidyen taşından yapılmış.

Anadolu; Ağrı, Hasan Dağı ve Nemrut gibi volkanik dağlarla dolu…

Çağlar öncesinde dört bir yana ihraç edilmiş.

Kervanlarla gemilerle gönderilmiş. Ayna olmuş, bıçak ve süs eşyası…

***

Dünyanın ilk obsidyen aynası Çatalhöyük’te bulunmuş.

İnsan soyu, suyla dolu kaplara… Nehirlere göllere bakmak yerine…

Yanında taşıyabileceği, baktığında kendini görebileceği bir şey aramış.

Taşların ardından önce bakırı parlatmış… Ardından da bronzu…

Ve sonunda günümüzde de kullandığımız ayna çıkmış ortaya...

***

İnsanlık tarihindeki icatlar içinde ateş ve tekerlek kadar önemli sayılmayan aynaya haksızlık edildiğini düşünüyorum. Lunapark ve eğlence merkezlerinde bizlere tebessüm ettiren aynalar… Araba farları, teleskop ve periskoplar… Daha neler neler…

Kulak, burun, boğaz incelemesinde kullanılan alet, tepe noktası delinmiş bir tümsek ayna… Aynalar olmasaydı bilim çakılıp kalır, bir arpa boyu yol alınamazdı.

Akıllı aynalı ultra teknolojik kabinler bile yapılmış.

***

Avrupa’da bir ara bazı din adamları, arkasında şeytan olduğu ve dünyayı izlediği gerekçesiyle aynayı yasaklamışlar. Uğursuzluğuna inanmışlar, kullanmayı günah saymışlar. İnsan soyu aynayla birlikte büyüsünü de yapmış bu arada.

Güya kişiyi hem kendi hem de başkalarının gözünde güzel gösteren bir büyü…

Aynaların sır sakladığına da inanılmış. Onca gözyaşına duyguya tanık olunca…

Gençliğe yaşlılığa… Kim bilir belki de saklamış olabilirdi gördüklerini…

Bu yüzden eski aynalar uğursuz sayılmış. Kırık aynalar gibi…

Evlerden uzak tutulmuş.

***

Yüzünü görmek isteyen cama, özünü görmek isteyen cana baksın” demiş Mevlana. Ayna ile ilgili şiirler yazılmış, şarkılarla birlikte güzel sözler de söylenmiş.

Çünkü önce ayna söyler nasıl olduğumuzu… Kışlada, bazı işyerlerinde ‘kıyafetini düzelt’ komutuyla hatırlanır. Yolun yarısını geçenler için ceplerde çantalarda…

Ara ara bakılırdı. Kaş göz yerinde mi diye… Düğme, kemer, fermuar…

Gerçek hayatta güzelliğin ilk adresi… Masalların başlangıç noktası…

***

Köyü bile var Norveç’te…

Derin bir vadide kurulan Rjukan, yılın altı ayında güneşi göremeyince…

Düşünmüşler taşınmışlar. Güneşi indiremeyince vadinin tabanına…

Köy sakinlerini dağın tepesine teleferikle çıkarmayı denedikleri sırada...

Martin Andersen diye bir sanatçı çıkmış, üzerine vazife olmayan konuda fikir beyan etmiş: “Dağın tepesine dev aynalar yerleştirilse…”

Önce gülüp geçmişler ama sonunda hak vermişler.

Tam bir ‘Zihni Sinir’ proje yani… Güneşle birlikte hareket eden dev aynalar monte edilmiş tepeye… Ekim 2013’te ilk güneş ışıkları düşmüş köyün merkezine…

***

Köyleri boşaltılan ailenin bir kısmı İstanbul’da şansını denerken…

Diğerlerinin de Norveç’e kaçtığını anlatan ‘Güneşi Gördüm’ filmi.

Belçika, Fransa ve Almanya varken niçin Norveç? Hem hikâyenin kahramanı da Ramo… Film vizyona girdiğinde Rjuka henüz güneşi görmemişti ama İtalyanların Viganella köyü, bu ‘gölgede kalma oyunu’na 2006’da son vermişti.

Yani şöyle olmuş. Rjuka’da, tepeye yerleştirilecek dev aynalar için sponsorlar arandığı, projelerin çarpıştığı bir ortamda… Bizimkiler filmini çekmişler, güneşi görmüşler.

***  

Aslında ayna ile iki köy aydınlatıldı ya… Sayıları çoğaltabiliriz çünkü hayal etmenin sınırı yok. Bir bakmışsınız… Şehirler ya da ülkeler tarafından kiralanan dev aynalar yerleştirilmiş uzaya… ‘Soletta’ denilen küçük güneşler.

Nerede bir karanlık nokta kalmışsa oraya tutulmuş.

Karanlık filan kalmamış dünyada…

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Emine Dirican 7 ay önce

Aynaya bakarsan gorursun nedir. Haksızda değiller, aynaya baktığımızda neysem onu görürüz illaki. Ama bir detay var ki o gördüğümüzde sözde kendi resminizin içindeki ruhu girebiliyor muyuz. Badarililarinizin devamını diler saygılar sunarım. Istanbul Sivas platformu ve konfederasyon kadın kollarından Emine Dirican

Avatar
s. deniz 7 ay önce

Kalbine, eline ve kalemine sağlık.

banner89

banner37