Kuruluşuna büyük emek verdiğimiz ve kitabını yazdığımız Avrasya Üniversitesi’ndeki eğitime yönelik bazı şikayetlere yer verdik. Bazı velilerin eğitim kalitesine yönelik şikayetlerini yayınlayınca yoğun bir mesaj trafiği ile karşılaştık. Sıkıntı gizlenmez boyuta ulaştı.

En başında ifade etmeliyiz ki amacımız bir karalama veya varolan gücü zayıflatmaya matuf değildir. Trabzon kentinin desteği ile kurulan ve çoğunluğunu Trabzon’un çocuklarının okuduğu bir Yüksek Öğretim Kurumu’na sahip çıkmaktır. Zira Avrasya Üniversitesi bir Vakıf Üniversitesidir ve bu kentte herkesi ilgilendirmektedir. Orası bir ticari müessese değil öncelikli olarak bu kentin önemli bir marka değeridir. Bu değeri yaşatmak ve geleceğe taşımak kurmak kadar sorumluluk gerektirir.

Kuruluşunun 5. Yılında 6 bin öğrenciyi aşan Avrasya’da gelişim artık bize göre öğrenci sayısıyla ölçülemez. Tam aksine akademisyen sayısı ve eğitim kalitesi esas alınmalıdır. Şimdi üniversitenin bastırdığı son kitapçıktan yola çıkarak bir değerlendirme yapmak istiyoruz.

Öğrenci sayısı 6.500’e ulaşan Avrasya’da akademisyen sayısı kitapçıkta 220 olarak gösteriliyor. Ancak bizim elimizdeki veriler öyle söylemiyor. Fakültelerdeki akademisyen sayısı 69… Bunların 25’i profesör… (Çoğu KTÜ’den emekli) 4’ü doçent… 40’ı da Yrd. Doç….( 30 Araştırma Görevlisini saymıyoruz.) Yani toplam 69. 25 profesörden çoğu KTÜ emeklisi. Yani 65 yaşüstü… 4’ü yabancı (Suudi Arabistan-Suriye-Azarbaycan)… 4 Doçentten 3’ü yabancı… İran ve Azerbaycan… 40 Yardımcı Doçentten 11’i yine İran ve Azerbaycan. (Arada 1-2 Yrd. Doç. Farklı ülkelerden)

Trabzon isminin marka değeri ile öne çıkan Avrasya yöneticileri kabul etmeseler de bir eğitim zafiyeti ile karşı karşıyayız. Çok bölüm açarak ve öğrenci sayısını yükselterek başarılı olunamaz. Yine başarının ölçüsü, daha çok öğrenci değildir. Eğitimde başarı kalite ile mümkündür. Bu bakımdan fiziki sorunlarını ve öğrenci tercihini aşan Avrasya artık her türlü mazereti bırakıp kaliteye yönelmelidir. Diğer yöntem sürdürülebilir değildir.

***

Avrasya Üniversitesi’nin bastırdığı son kitapçıkta yine 10. yıl hedefleri vurgulanmış. Hedefler maddeler halinde şöyle sıralanmış… 1- Öğrenci sayısı. 2- Yeni Fakülteler 3- Bilim Köyü 4- Trabzon’a katkı. Halbuki Avrasya’nın birinci hedefi artık daha çok öğrenci değil kalite olmalı. Yukarıda rakamlarını verdiğimiz öğretim üyesi kadrosuna paralel bir anlayışla 25 bin öğrenciye ulaşsanız ne olur? Gelecekte üniversiteler verdikleri eğitime bağlı olarak tercih edilecekler. Belli puana ulaşamayan öğrenciler artık bazı bölümlere giremeyecekler. Avrasya eğitim kalitesini yükselterek Ankara, İstanbul,  İzmir ile yarışabilmeli. Yarınlarda baraja takıldığı için öğrenci alamaması muhtemel bölümler gündeme geldiğinde, ‘Çocuklar Trabzon’u tercih etmiyor’ denmemeli. Trabzon’un marka değeri tek başına Avrasya’yı taşıyamaz. Avrasya’da kendi marka değerini oluşturup katkı sağlamalı. Bu üniversitenin kuruluşuna karşı en başından beri karşı çıkan çevreler haklı çıkmamalı.

Bu analizimiz tıpkı kuruluşunda taşınan sorumluluk gibi sadece bir gazeteci sorumluluğu… Dün Avrasya’yı kuran irade ile bugün şehirle… Dün nasıl olmamız gereken yerde olduysak, bugün de durmamız gereken yerde duruyoruz. Yine iyi niyetli, yine samimi….

Avrasya’yı yönetenler, hiç olmazsa yönettikleriyle birlikte oturup, ‘Nereye geldik!, nereye doğru gidiyoruz?’ analizi yapmalı.

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.