ERDOĞAN’ı görünce besmele çekilmiş şeytan gibi suratı kararıyor, TRUMP’u görünce dostunu görmüş küpeli gibi sırıtıyor! Kim olduğunu söylemeye gerek var mı? Prens Veliaht’ın Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi'ndeki fotoğrafından söz ediyorum.

KAŞIKÇI'nın başka bir ülkede değil de Türk topraklarında öldürülmesiyle İsrail, Amerika ve Suudiler aleyhine yazdıklarını karartmak, Ortadoğu’daki gerçekleri anlatan kişiyi susturmak birinci hedef olarak planlanmıştır. İkinci hedef olarak da, Türk-Suudi ilişkilerini daha da bozarak, Arapların petrol kuyularını ve sermayesini şantajla sömürmeyi sürdürmek olarak belirledikleri anlaşılmaktadır!

İSRAİL' in bölgedeki finansörü olan Prens sıfatlı Veliaht’a karşı Arjantin'de TRUMP ve PUTİN'in nasıl yılıştıklarını, buna karşılık Sayın ERDOĞAN'ın onurluca ve delikanlıca nasıl pas geçtiğini de gördük. Bu görüntü, paraya ve petrole yılışanlarla onura, insanlığa değer verenlerin karşılaştığı bir fotoğraftı.

Bu Millet böyle bir millettir ki gerek Filistin, gerek Kudüs, gerek Irak, Miammar, Somali, Arakan ve Suriye, gerek diğer bölgesel konularda onurlu duruşu nedeniyle hep ihanete uğramış, yalnız kalmış, tarih boyunca hep bedel ödemiştir; halen ödemeye devam etmektedir! Bu bölgelerin yer altı ve yerüstü kaynaklarını ise tarih boyunca Batılı sırtlanlar iç etmiştir! Etmeye devam etmektedirler.

Aslında sonradan anlaşıldığına göre daha da kötüsü olacakmış, planın bozulmuş olmasına şükrediyoruz; önlem aldığı için rahmetli Kaşıkçı’ya dua ediyoruz; nişanlısı hanımefendiye, süreci mükemmel yöneten siyasi iradeye ve başarılı bir şekilde yürüten yetkililere milletçe teşekkür ediyoruz.

Eğer KAŞIKÇI'nın nişanlısı durumu haber vermeseydi veya rahmetli KAŞIKÇI bu önlemi almamış olsaydı işlenen cinayet Türkiye’nin üzerine yıkılacak, Türkiye katil ülke ilan edilecek, bundan ERDOĞAN sorumlu tutulacak, cesedin her parçası İstanbul veya Yalova'da ayrı bir köşeye atılarak Taksim'den uluslararası “Gezi İsyanı” yayını yapan tv kanallarına bu ceset parçalarının yeri ihbar edilecek, ceset parçalarının üzerine kurulacak olan kara propagandanın oluşturacağı kamuoyu rüzgârı ile bütün dünya Türkiye'nin üzerine çullanacaktı! İran benzeri ambargo, kuşatma ve dışlama ile Türk ekonomisine kalıcı hasarlar bırakacak, altından kalkılmayacak darbeler vurulacaktı! Abdülhamit gibi çaresiz bırakılacak ve nihayet Türkiye’ye diz çöktürülecekti!

Çünkü bu cinayeti planlayan malum gizli servislerin asıl hedefi, 15 Temmuz ile saf dışı bırakamadıkları Türkiye'nin, daha açıkçası İsrail'in hedefleri önünde engel teşkil eden ERDOĞAN liderliğindeki Türkiye’nin bu cinayet komplosu ile etkisizleştirilerek kontrol altına alınmasıydı!

Rahmetli KAŞIKÇI'nın telefonunu nişanlısına vererek onu Suudi elçiliği önünde dışarıda gözlemci olarak bırakması, bu sinsi plânların alt üst olmasına neden oldu. Demek ki herkesin bir hesabı varmış ama Allah'ın da bir hesabı varmış! Göklerden gelen bir karar varmış! Tuzakçıların tuzağını bozan ve Türk Milleti’ni koruyan Allah’a hamd olsun.

Pekiii... Türkiye üzerine yapılan hesaplar bitti mi? Yani yoruldular ve Türkiye ile uğraşmaktan vaz mı geçtiler? Hayır bitmedi, bitmez, bitmeyecek. Vazgeçmediler, vazgeçmezler, vazgeçmeyecekler. Münbiç! Güneyimizdeki yeni tehlike! Kanser uru gibi gittikçe büyüyor!
 

Türkiye onurunu korumayı başardı ama SUUDİLER'in sermayesini AMERİKA ve İSRAİL' den kurtarmayı başaramadı! Bunu Arjantin’de açıkça bir kere daha görmüş olduk!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman BAYRAKTAR 2 hafta önce

ağına yüreğine sağlık

banner89

banner108