TRABZONSPOR’UN Antalya karşısında aldığı 7-0’lık mağlûbiyet Trabzonspor Kulübünün her alanda dibe vurduğunun göstergesidir. Şike sürecinin kötü idare edilmesiyle başlayan travma Hacıosmanoğlu yönetimiyle çöküşü getirmiştir. Hacıosmanoğlu bu kulübün başına gökten zembille inmedi. Hacıosmanoğlu’nu bu camianın muhteris bir kesimi iktidara getirdi.

Trabzonspor Antalya önünde tarihî hezimete uğruyor ve biz Hacıosmanoğlu’nu konuşuyoruz!  Hacıosmanoğlu’nu başkanlığa taşıyıp bugünkü çöküşü hazırlayanları konuşuyoruz! Konuşmak zorundayız. Zira sebepler bilinip tedbir alınmazsa tarih tekerrürden ibarettir. Kaldı ki bunun somut emareleri de vardır. Hacıosmanoğlu’nu başkanlığa getirerek Trabzonspor’u dibe vurduran bu muhteris ekip bir iki eksikle az kalsın Celil Hekimoğlu’nu da getirip perişan edeceklerdi. Bunun anlamı Trabzonspor’un bulunduğu zeval noktasından bir daha çıkamaması demekti.

Her kemalin bir zevali ve her zevalin bir kemali vardır. Yeter ki hedeflerine kemal noktasını koyanlar, zeval noktasında olduklarını bilsinler. Bugünkü yönetimin ve özellikle başkanın bu bilinçte olduğuna inanıyoruz. Ekonomik olarak çökmüş, parası ödenmeyen oyuncuların parasını, çalışanların ödemeye kalkıştığı, odalara hakem kilitleyen, kendi camiası ile kavgalı ve UEFA’nın kıskacında bir Trabzonspor’un devralınması gerçeğinden bahsediyoruz.

***

Bugüne kadar attığı adımlarda hep iddialı duran Başkan Muharrem Usta en büyük yanlışını Hami Mandıralı’yı takımın başına getirerek yaptı. Hami, Başkan Usta’nın kişisel kararı olsaydı zaten şaşırırdık. Camiaya ve yoğun baskılara boyun eğerek getirmesi hataydı. Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta elbette camiayı dinlemeli. Görüş alışverişinde bulunmalı. Ancak sonuçta kendi kararını uygulamalı. Biz o kararın Hami olmadığını biliyorduk. Başkan Usta bugün belki bu ağır baskıdan ve Hami vakasından kurtuldu. Ama büyük bir bedel ödeyerek… Dileriz bundan ders çıkarır.

Usta oturduğu koltuğun yalnız kendi hatalarından sorumlu olmadığını yaşayarak anladı. Birlikte yol arkadaşlığı yaptığı isimlerin hatalarının bedellerini de Başkan Usta ödüyor ve ödeyecek. Dolayısıyla ağır bedeller ödeyerek yol alabilmek mümkün olmadığına göre en az bedelle yürüyebilmelidir. Yerine göre ve öyle inanıyorsa, en yakın yöneticinin yaklaşımını ikinci derecedeki danışmana kurban edebilmelidir. Hatır unsurunu artık bir kenara itmelidir. Nitekim Trabzonspor başkanı başarısız olsa ve bir daha seçim kazanamayacak bir keyfiyetle karşılaşsa bile aynı başkanla yöneticilik yapanlar yeniden görev alabiliyor. Demek istiyoruz ki kararların bedelini başkanlar ödüyor ve onlar yaralanıyor. Yöneticiler ise yalnızca seyrediyor ve bir başka başkanla yola devam ediyor. Öyleyse Trabzonspor’un başkanı, yöneticilerini istişarî bir konumun üzerine taşımamalı.

 

Trabzonspor’un Antalya rezaleti elbette Usta için de büyük ders oldu. Dileriz aynı yerinden iki kez ısırılmaz. Her alanda gösterdiği profesyonel tavır ve davranışı bazen bezerek arka plana itmez. Kendi kararını uygular ve yürür. Zira başarının karşısında hiçbir kötü niyet yol kesemez. Usta için öncelik başarı olmalı. Yöneticisine, medyasına, camiasına ve lehinde/aleyhinde her kim varsa bile onlara rağmen başarılı olmak. Kendi kararlarını uygulamak. Ardından muhteris kitlenin kulüp üzerindeki oyunlarına son vermek. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.