Marjinal gurupların eline kalan ana muhalefet partisi yıllardır halkın oyları ile iktidara gelemiyor. Bu kadar arzulamasına rağmen bir türlü iktidar yüzü göremiyor. Çoğunluğu ülkesini ve halkını seven, mütedeyyin insanlardan oluşan, bu partiye gönül veren insanlar bir türlü yönetime sahip olamıyor. Davul kendi sırtlarında, tokmak bir avuç marjinal gurupların elinde. Tam iyi bir hava yakalanıp seçime gidileceği anda içlerinden çıkan üst düzey yöneticilerden birinin maksadını aşan bir demeç vermesi her şeyi alt üst edip berbat etmeğe yetiyor.

Seçmenlerinden biri hacca gitmek için parti genel merkezine vedalaşmak için gelir. Üst düzey parti yöneticisi alaylı bir tavırla: “Hacca mı gidiyorsun? Muhammed’e selam söyle” deyip dalga geçer. Bu an sosyal medyada aynı gün ve aynı anda yayılır. Bir başkası başka bir konuda gereksiz tartışmalara girer. En son CHP İstanbul il Kongresi yapılır. Başkanlığa bir bayan getirilir. Evveliyatı ve sicili karışık bir bayan. Devletle kavgalı, söylemleri ile kendi partililerini de rahatsız eden bir başkan. İstanbul’da 20 milyon insanımız yaşıyor. Yani nüfusumuzun dörtte biri demektir. Bu şehir ile Ankara ve İzmir’i alan bir parti ipi göğüslemiş sayılır. Buna rağmen yönetimin hiç umurunda değil. Yeter ki kendi koltuğunu kaptırmasın. Az olsun ama kendinden olsun. Çiçeği burnunda yeni il başkanının geçmişteki söylemleri de medyada sergilendi. Bunlar Atatürk’ün kurduğu bu partiye ters düşen şeyler. Bunu yeni yeni dile getirenler artık her şeyin geç olduğunu fark etmiş olacaklar ki İstanbul eski baro başkanı Ümit Kocasakal olup bitenleri sert bir dille eleştirip, genel başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Bu bir işaret fişeğidir. Ardından buna benzer çıkışlar gelecektir. Bu tutum bu sahipsizlik ilanihaye devam edemez. Hiç olsun milli konularda hassas olan bu milletin duyguları ile bu kadar pervasızca alay edilemez.

Türkiye Ortadoğu’da bir savaş içindedir. Sorumsuz partililer, sözüm ona siyasetçiler iktidarın açığını yakalamak ve yaymak için her türlü hileli yollara başvurmaktan geri kalmıyor. Yalan ve iftira yollarına başvuruyor. İnanınız bundan aklı başında, sağduyulu kendi seçmeni bile sıkıntı çekiyor. Ama yönetimi elinde bulunduranlar bir türlü halkın sesini dinlemiyor, duymuyor. Bu ne zamana kadar böyle devam edecek? Ana muhalefet son referandumda aldığı %49 oyları kendi kerametine saydı. Buna güvenerek 2019 da yapılacak yerel ve genel seçimlerde aldığı bu oylarla,2019 seçimlerini kazanacağını ümit ediyor. Ancak alınan %49 oy o günün şartları, konjonktürü için geçerliydi. HDP dahil tüm marjinal guruplarla yapılan bir ittifakın sonucuydu. Aynı oranı yakalamak onlar için tamamen bir hayal sayılır.

Bu ülke bizim. Bu insanlarla beraber yaşamak zorundayız. Başka bir ülkemiz yok. Siyasi rant uğruna her şeyi yakıp yıkmamın hiç kimseye yararı olmaz, zararı olur. Milli söylem ve bütünlüğü bozmadan sağduyu ile hareket etmek zorundayız. Aksi halde-Allah korusun-parçalanıp bölünmek kaçınılmaz olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37