Vaktiyle aynı bölgede yaşayan bir aslan ve bir inek sürüsü varmış. Aslan sürüsünün gözü ineklerdeymiş ama inek sürüsü kendini savunacak kadar kalabalık ve güçlüymüş. Aslanlar düşünüp taşınmışlar; çaba göstermeden, enerji harcamadan, yorulmadan karınlarını doyurabilmenin yollarını aramışlar. Aralarında konuşup anlaşmışlar, inek sürüsüne bir elçi göndermişler. Aslanların elçisi, inek sürüsüne şu mesajı götürmüş: “ Size saldırırsak ne olacağını biliyorsunuz. Mutlaka aranızdan birini alıp yiyeceğiz, buna engel olamazsınız. Gelin, ne kendinizi ne bizi uğraştırmayın, birinizin rengi çok sarı, sizden de farklı, bizim de gözlerimizi alıyor. Onu bize verirseniz size saldırmadan onu alıp gideriz ve bir daha gelmeyiz. Bundan sonra da güzel güzel geçiniriz.” İnekler düşünmüşler, taşınmışlar, bilge ineğe sormuşlar; “Olmaz” demiş bilge inek, “Aramızdan hiçbirini vermeyin.” Aslanlar ısrar etmişler. En sonunda inekler razı olmuşlar; “Aslanlar saldırırlarsa birimiz gidecek, hem biz de çok yorulacağız; bir inekten ne çıkar? Biz büyük bir sürüyüz, bize bir şey olmaz” diyerek sarı ineği vermişler. Aslanlar sarı ineği yemişler, karınlarını doyurmuşlar.

Bir kaç gün sonra aslanlar yine acıkmışlar, aslanların elçisi ineklerin yanına yine gelmiş;
“Aranızda boynuzu kırık bir inek var, sinirimizi bozuyor, verin onu, ne kendinizi ne bizi uğraştırmayın” demiş… Barış yanlısı olmak aldatmacasına uygun davranmak isteyen inekler, ikinci tavizi de vermişler, yani istenilen boynuzu kırık ineği de vermişler. Artık işi öğrenen aslanlar, benekli inek, kuyruğu kısa inek, şöyle inek, böyle inek deyip inekleri bir bir alıp götürmüşler sürüden. Sürü günden güne azalmış. Artık aslanlar elçiye gerek kalmadan açık açık saldırmaya, istedikleri ineği sürüden götürüp yemeye başlamışlar. Sürünün ileri gelen inekleri, panik içinde tekrar bilge ineğe koşmuşlar. “Biz nerede hata yapıyoruz? Sürümüz yok olacak!” demişler. Bilge inek cevabı vermiş, “Siz hatayı sarı ineği verirken yaptınız!” 1946 yılında yaptık hatayı! Amerika’ya sarı ineği o tarihte verdik. Ondan sonra hep verdik! ABD Başkanı Truman ile yapılan ve tarihe Truman doktrini diye geçen o gizli teslimiyet anlaşmasına dayanıyor her şey! Başta uçak fabrikaları olmak üzere birçok sanayi kuruluşunu bu anlaşma çerçevesinde kapattık. İlaç sektöründe takozlandık, yer altı ve yer üstü doğal kaynaklarımızı ve enerji kaynaklarımızı işletmede engellendik; nitelikli sanayi kurmamız bu anlaşmaya göre yasaklandı; cıvata ve toplu iğne bile nitelikli sanayi sayıldı ve yaptırılmadı. Menderes döneminde bu anlaşma çerçevesinde “Marhall Yardım Planı” devreye sokuldu. Kendisinden önce yapılmış olan Truman Anlaşmasını kucağında buldu ve ona uyması konusunda tehditler alıyordu. Menderes 1954 seçimlerinde Türk Halkını daha da güçlü olarak arkasında görünce bu anlaşmaya direnmeye başladı; İskenderun Demir Çelik Fabrikasını kurmak istedi. Batı direndi. Kredi vermedi, tehdit etti. Ruslarla birlikte kurdu. Ergani ve Murgul bakır işletmelerini Ruslarla birlikte işletmeye başladı. İşte bunun üzerine Menderes 1960 darbesiyle görevden alındı. Amerika’nın “bizim çocuklar” diyecek kadar ileri gittiği Türk Ordusu eliyle yaptırdığı darbe sonucunda Amerikan çıkarlarına aykırı hareket etmenin bedelini Menderes’e canıyla ödettirdiler. Mısırdaki Muhammet Mursi gibi canlı durmasını, halkın ona duyduğu sevgi nedeniyle tehlikeli bulanların tek yolu onu idam etmekti ve ettiler. Suçu neydi biliyor musunuz? Köpek maması ve kadın iç çamaşırı ithali yasağını delmek, böylece vatana ihanet etmek! Aman Allahım! 1946 anlaşması sonrası en önemlisi zihniyet olarak kendimiz olmayı unuttuk. Hep tabi olduk, hep
emir aldık, akıl aldık, uyarı ve ikaz aldık. Borçlandırıldık borç aldık. Verilen talimatlara harfiyen uyduk. Sonunda kendimizi unuttuk. İşte Amerika’ya biz sarı ineği bu dönemlerde verdik. Adamlar alıştı istediğini almaya, istediğini yaptırmaya! Artık dur, yeter! demenin tam zamanıdır. Nato kuruluşu ve ülkemizdeki üsler dahil olmak üzere bütün ilişkileri gözden geçirmeliyiz ve yeni kurulacak olan dünyada yerimizi almalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bugi 1 ay önce

Abi çok güzel özetledin teşekkürler.

banner89

banner37