Etrafımızda gerçekleşen olay ve olguları, duyu organlarımızla algılar, akıl süzgecimizle anlamlandırır, vicdani değerlerimizle yorumlarız. Vuku bulan olay bir iken gören duyan her kesin farklı anlamlandırması ve yorumlaması söz konusu olabilir. Kişilerin deneyimleri, bakış açıları gördükleri veya yaşadıkları şeylerle ilgili algılarını farklılaştırır. Sonuçta anlamlar, yorumlar farklılaşır. Her ne kadar bireysel farklılıklar var ise de yine bazı ortak noktalar oluşur ve genel bir yorum veya kanaat ortaya çıkar.

Doğal haline bıraktığımızda yukardaki gibi işleyen süreç, bir takım bilinçli müdahalelerle istenilen şekilde anlamlandırılması, düşünülmesi ve yorumlanmasını sağlaya bilir. Kişisel algılar yönlendirilir. Günümüzde işletmeler ürünlerini reklamlar aracılığıyla satarken bir tür algı yönetimi yapmaktadır. Aynı şekilde birçok politik olayda algı yönetimi söz konusu olabilmektedir. Körfez savaşında ABD tarafından Suudi Arabistan’ın ikna edilmesinde olduğu gibi…

Algının oluşmasında ve yönetiminde algılayan kişi, algılanan olay veya nesnenin özellikleri, algılama ortamı ve biçimi önemli hale gelmektedir. Özellikle kişinin algıladığı olay veya nesneyle oluşan çıkar ve etik ilişkisi algının yönünün belirlenmesinde etkilidir. Duyusal ve bilişsel olarak gerçekleşen algı bu iki faktör üzerinde kontrol edilmektedir.

Algı yönetimi genellikle belirli bir stratejik hedefi gerçekleştirmek için kullanılan planın bir parçasıdır. Mevcut stratejik planın amaç ve uygulamalarının meşruiyetini sağlamak, sürdürmek, korumak, kamuoyu desteği bulmak, yükseltmek için kişi veya toplulukların desteğini almak amacıyla yapılır. Algı yönetiminde örgün veya örgün olmayan eğitim, medya, diziler, reklamlar, propaganda, sosyal medya, spor oyunları, politik görüşler, dini telkinler, bir tür hipnoz yöntemleri kullanıla bilinir. Hatta algı operasyonlarına hazırlık aşamasında bir takım ön çalışmaların da yapılması mümkündür. Filim, dizi, gösteri veya görsellerle tasarlanan olaylar öncesinde kişilerin zihinleri üzerinde hazırlıklar yapıla bilir. 

İyinin iyi, güzelin güzel anlaşılması için de etik ölçüler içerisinde algı yönetimi gerekebilir. Fakat çoğu zaman algı yönetimi cerbeze denilen, gerçeği ters yüz etmek veya bir takım çıkarlara hizmet ettirmek için yapılır. Aslında meydana gelen olaylar veya olgularla ilgili gerçek asla değişmez, fakat algı yönetimiyle kısa vadede sonuçlar değiştirilmeye çalışılır. Ne yazık ki iyi tasarlanmış ve uygulanmış bir algı yönetimi operasyonu bunu başarabilir. Uzun vadede gerçek hükmünü icra eder. Fakat bu arada kaybedilmişlere, aldatılmışlıklara ve hüsranlara topluca destek verilmiş, ortak olunmuş olunur.

İletişim teknolojileri ve yollarının çok geliştiği günümüzde bütünüyle art niyetli algı yönetimi girişimlerinden korunmak mümkün görünmemektedir. Birinden kaçarken diğerine tutulabiliriz. Her şeye rağmen, özgürce aklımızı kullanmak ve bize ait olmayan sorumlulukları tarafgirliklerle yüklenmemek büyük bir nimet olmalı… Allah bizi nimetlerinden mahrum etmesin.

Unutmayalım ne yaptığımız en az nasıl algılandığımız kadar önemlidir. Çünkü yaptıklarımızdan ve yapmamız gerekip de yapmadıklarımızdan sorumluyuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108