Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Akçay’ın Gümüşhane ile ilgili sitem dolu bir beyanatı geldi önümüze… Başkan Akçay kamu kurumlarının yetkililerini kent  sorunlarına karşı duyarsız olmakla eleştiriyor ve ‘Yüksek Gümüşhane Mensubiyeti’ istiyor.

günebakış olarak bizim, ‘Kent Hassasiyeti’ dediğimiz olguya GTSO Başkanı Akçay, ‘Yüksek Gümüşhane Mensubiyeti’ diyor. İfadeyi çarpıcı bulduğumuzu söylemeliyiz. Yüksek Mensubiyet… Yani mensubu olduğunuz kentte, mensubiyetinizi üst düzeyde, yüksekte tutmak... Yani, yalnızca mensup olduğunuz duygusu ile sınırlı kalmamak… Kent sorunları karşısında hassas olmak... Başkan Akçay’ın keyif veren yazısında yerel medyaya yüklediği misyon da anlamlı. Bürokratlarla yerel basını okumamakla ve dolayısıyla kent sorunlarından haberdar olmamakla eleştiriyor. Haberdar olunmayan sorunun takip edilemeyeceğini ifade etmek istiyor. Bakınız bu konuda neler söylüyor. “Gümüşhane il merkezinde günlük yayın yapan 4 günlük, 1 haftalık gazete var. Ancak görüyoruz ki, kamu kurumlarımız bu gazeteleri okumuyor ve şehrimizin taleplerine yeterince duyarlı davranmıyor. Tüm kurum ve kuruluşlarımız ilk olarak şehrimizde yayınlanan gazetelere abone olarak bütün gazetelerden kurumlarında ve servislerinde ihtiyaç olduğu sayıda almalıdır ve bu gazetelerle yakından diyalog içerisinde bulunmalıdır. Bir şehirdeki gazeteleri okumayarak o şehrin gündemine, taleplerine duyarsız kalarak hizmet vermeye çalışan kuruluşların hizmet yeterliliğinden de endişe duyarım. Kurumlarımızı şehrimizin taleplerine daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Köy ve mahalle muhtarlarımız, STK ve meslek odalarımız da şehrimizdeki gazeteleri okumalı ve ilimizi hep birlikte takip etmeliyiz. Herkes yüksek Gümüşhane mensubiyeti duymalıdır.”

Başkan Akçay’ın şehri adına taşıdığı bu yüksek sorumluluğu yürekten alkışlıyoruz. Sorun yalnızca Gümüşhane’nin sorunu değil. Sorun, Trabzon’un, Samsun’un, Adana’nın ve tüm Türkiye’nin sorunu. Yaşadığı kentlerin sorunlarından bihaber bürokrasi, ülke ve dünya sorunlarına da duyarsız. Haberin hayat olduğundan habersiz. Hiçbir şey okumuyor. Yalnızca kendisi haber olunca sağdan soldan duyup koşturuyor.  Böyle olunca da yaşadığı şehirde ve ülkede ne olup bittiğine cahil yaşıyor.

***

GTSO Başkanı Sevgil Akçay’ın gündeme getirdiği ve Gümüşhane bürokrasisini uyardığı sorunun kaynağı bize göre üniversitelerimiz. Hani bir atasözü vardır. ‘Balık baştan kokar’ diye… Topluma ve ülkeye duyarsız bir insan tipi yetiştiren üniversitelerimizin eğitim biçimi duyarlı değil ki, duyarlı nesiller yetiştirsinler. Akademisyenler okumuyorlar ki. Sadece kendi alanlarındaki kitap ve makaleleri okuyorlar. Hal böyle olunca hayatın gerçeklerine ve topluma uzak nesiller yetiştiriyorlar. Öyle vahim bir tablo ki gazete kültürüne bile uzak yaşıyorlar.

YAY-SAT Baş bayisinden KTÜ kampüsü içinde ve yakınındaki gazete bayilerinin tüm gazeteler için ne kadar sattığını sorduk. Yerel ve ulusal toplam 150 gazete… 1000 akademisyen, bir o kadar çalışan ve 40 bin öğrencinin bulunduğu bir zeminde günde 150 gazete sizce ne anlama geliyor?

KTÜ’deki akademisyen şayet Trabzonlu değilse ‘Bana ne Trabzon’dan’ diyor. Zaten şehirden kopuk yaşıyor. Yaşadığı kenti ile bütünleşmiyor. Misafir gibi yaşayıp bir gün çekip gidiyor. Hatta misafir duyarlığı bile taşımıyor. Misafir gittiği yeri merak edendir.

Trabzonlu akademisyen de diğerinden farksız. O da üniversite dünyasında yaşıyor. Öğrencilerine okumayı… Kitap, dergi, gazete okumayı tavsiye etmiyor. Önemini bilmiyor ve bilmediği gerçeği öğretmiyor. Hal böyle olunca yarınlarda bürokrat olacak gençler her türlü okuma kültüründen uzak yetişiyor.
Sonra Akçay gibi duyarlı bir Oda başkanı bürokratlardan Yüksek Mensubiyet istiyor. Okul öğretmeyince hayatın gerçeği eleştirerek hatırlatıyor.
Teşekkürler Sayın Akçay… Yalnız Gümüşhane’nin değil tüm kentlerimizin çok önemli bir sorununu gündeme getirdiğiniz için.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37