AK Parti Genel Merkezi’nin 3 dönemdir bir nevi atadığı (Öneri değil atama gibi) il başkanlıkları bizde ilginç bir tabloyu çağrıştırdı. Muhammet Balta, Adnan Günnar ve Haydar Revi… Bu isimlerle yarışan isimler ise hemen her seferinde parti içinde Milli Görüş geleneğinden gelenler… Ayşe Sula, Faruk Kanca, Mustafa Yanmış, Osman Kaya ve son olarak Ömer Topaloğlu… Garip olan, tercihin her seferinde aynı çizgide devam etmesi… Ali Rıza Akdeniz’in seçimle kazanıp yaptığı il başkanlığı dışında AK Parti’yi Milli Görüş geleneğinden gelen hiç kimse temsil etmedi. Genel Merkez teşkilatlarını bu geleneğin mensuplarına hiç teslim etmedi.

 

 

Şöyle bir soru sorulabilir? Böyle olması ne anlama gelir, neyi gösterir?

AK Parti’nin yeni bir Türkiye ve yeni bir nesil (Asımın nesli) iddiasının altının boş olduğunu gösterir. Genel Başkanın hassasiyeti dışında hiçbir hassasiyetin yansımadığı ve yansıtılmadığı toplum tabanında yeni bir nesil nasıl beklenir? AK  Parti Gençlik Kolları’nın ramazan iftarında 500 kişiden 50 kişi bile namaza durmuyorsa.. Hiçbir gençlik ve kadın teşkilatı dünyadaki gelişmeleri tabanda anlatmıyor ve umursamıyorsa… Hatta farkında bile değilse… Bizzat teşkilatlar Suriye politikasından gizli gizli rahatsızsa… Ayasofya’nın yeniden cami yapılmasına il başkanları bile karşıysa… Açılımın gizli gizli aleyhinde konuşuluyorsa… Dış kaynaklı Paralel mücadele için ‘Amma abartıldı ya!..’ deniyorsa… Teşkilat mensupları bile çocuklarını o okullardan almıyorsa… Vakıflara, gönüllü kuruluşlara, sendikalara teşkilatlar tarafından mesafe konuluyorsa… Dünyaları örtüşmüyor ve kerhen kabulleniliyorsa.. Yolsuzluklar önemsenmiyor ve örtülmeye çalışılıyorsa… Hangi yeni Türkiye’den bahsediyorsunuz?

Siz Ankara’da istediğiniz kadar kanun ve yönetmelik çıkarın!.. Şura tartışmalarıyla istediğiniz kadar Osmanlıca dersi koyun!.. İstediğiniz mesajı verin!... Evet bir algı oluşturabilirsiniz. Bu algı oy oranını % 50’ye çıkarabilir. Her ilde onlarca imam hatip okulu açabilirsiniz. Bu okulları doldurabilirsiniz. Bütün bu çabalarınızdan Asım’ın nesli oluşmaz. Asımın nesli tabandaki samimiyetle mümkündür. Ne yazık ki o samimiyet artık dışlanmıştır.

Gönüllü kuruluşların adam yerine konmadığı, parti teşkilatlarının rant dışında hiçbir gaye ve ideallerinin kalmadığı bir tablodan ne beklenebilir? Belli ki Genel Merkez oy da beklemiyor. ‘Oyları da nasılsa Tayyip Erdoğan alıyor’ diyor. Öylesine bir tablo ki... Ne ilke, ne ideal!.. Yerine göre hepsi feda edilebiliyor.

***

Bu süreç nasıl bir noktaya gider? İki örnek vereceğiz.

Siyasetçinin uyarısı: Kadınımızın başörtüsünü kurtardık ama eteğini çıkartmalarına razı olduk!.. Üstadın uyarısı: Buzdağını nefesimizle erittik… Şimdi geç geçebilirsen oluşan bataklıktan…

Önemsenmeyen, adam yerine konmayan, görüşüne başvurulmayan, bir tabana rağmen yeni bir nesil, bağımsız, özgür ve lider bir Türkiye nasıl oluşacak? Tavanın çaldığı havayı zerre kadar hissetmeyen teşkilatlarla ve tabanla bu mümkün değil. 2023’te bakalım nasıl bir Yeni Nesil ve Yeni Türkiye ile karşılaşacağız?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37