MERAL Akşener’in MHP’de liderlik yolculuğunun parti açısından yansımalarını dün yorumladık. Bugün de AK Parti açısından değerlendirmesini yapmak istiyoruz.

AK Parti Hükümetinin MHP Kurultayını engellemesi beraberinde yeni bir tartışma başlattı. Bakanlığın müdahale istemi hukuki mi yoksa antidemokratik mi tartışıladursun Meral Akşener başkanlığında bir parti istenmediğini görebiliyoruz. Bu bir anlamda AK Parti iktidarının kendi dışındaki partileri de dizayn etmeye çalıştığı anlamı da taşıyor.

Başkanlık sistemini isteyen AK Parti MHP’den destek bekliyor mu? Beklediği desteği bulabilecek mi? Biz mümkün görmüyoruz. Muhtemelen kendisi de fire vereceğinden referandum sayısına ulaşılamayacak’ diye düşünüyoruz. Geriye tek alternatif kalıyor. 2016 sonbaharında seçim… İntihar eden terör partisi HDP ile perişan haldeki MHP, iktidarın en büyük avantajı. AK Parti sanki iki partili bir mecliste 350 milletvekilinin üzerine çıkma hesapları yapıyor. Bu nedenle MHP’de ki kavga AK Parti’nin işine gelmektedir.

Biz şahsen Yargıtay kararının ‘onay’ biçiminde çıkmayacağını bekliyoruz. Yargıya müdahale olayına ise inanmıyoruz. Ankara mahkemesinin kararı yalnız AK Parti’nin değil aynı zamanda MHP’nin de beklentisi. Daha önce de yazdık. Ankara yerel mahkemesi doğrudan kayyum atama yerine MHP Genel Merkezine süre verip olağanüstü kongre isteseydi tartışılmayacaktı. Kimsenin itirazı olmazdı. Koca bir partiyi kayyuma teslim edip 3 kişinin kongreye  götürmesi kargaşası da yaşanmazdı. Herşeye rağmen MHP’de hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını kaydetmeliyiz.

***

TGC başkan adayı olarak seçimi kaybeden ancak entrika ile rakip listeden seçilen üyeyi istifa ettirip yasa dışı yoldan başkanlığı ele geçiren Yusuf Turgut beraberinde Zeki Sancak’la Vali Abdil Celil Öz’ü ziyaret etmiş. Ziyaretin ardından, ‘Made ın Yusuf Turgut’ cinsinden bir yazı yazdı. Ne var bunda diye merak ediyorsunuz!..

İl Dernekler Müdürlüğü’nün yapılan itirazlar üzerine TGC seçimlerini incelemeye aldığını öğrendik. Ortaya bilirkişi raporu hükmünde bir tespit raporu çıkacak. Tam da bu aşamada yapılan ziyaret ve güzelleme yazısı gazeteciler arasında tartışma yarattı. Böyle bir ortamda ziyaret ve yazı sanki müdahale yakarışı anlamına geliyor. Yusuf Turgut böyle istese bile Vali bey bu işlere gelmez diye düşünüyoruz.

***

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı’nı yasal olmayan bir biçimde alan ve mahkemelik olan Yusuf Turgut dün TSYD ile birlikte ortak bir bildiri yayınladı.

Ancak ortak yazıya başkan olarak imza atmayıp, ‘Yönetim Kurulu’ biçiminde imza attı. Bu bildiri ahlaken ve hukuken geçersizdir. Zira Yusuf Turgut’un yönetim kurulu 5 kişi değildir. Nedim Mollaveisoğlu’nun seçildikten sonra ve yönetim kurulundan istifa edip etmediğine ve yerine Tekin Atay listesinden bir kişinin gelip gelemeyeceğine İl Dernekler Müdürlüğü ışık tutacak, mahkeme karar verecektir.

 

Dolayısıyla sürecin sonuna kadar TGC’nin yayınladığı her açıklama gazetecilerin tamamını temsil etmemektedir. Yusuf Turgut ve 3 arkadaşının görüşüdür. Bu bakımdan sahiplenmiyor ve yer vermiyoruz. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.