Dedi: Yine İstanbul seçimini konuşalım. Bugün bakıldığında nasıl görüyorsunuz?

Dedim: Psikolojik üstünlük Ekrem İmamoğlu’nda… Yani 31 Mart öncesi tablonun tam tersi. 31 Mart seçim sürecinde Binali Yıldırım’ın kendini İstanbul’dan yüksek gördüğü bir psikolojisi hakimdi. Koca Meclis Başkanıydı!.. Meclis Başkanlığı’ndan istifaya bile gerek yoktu!.. Koca Binali Yıldırım protokolde Valinin arkasında mı duracaktı? İstanbullulara Kaf Dağı’ndan kar bağışlanıyordu adeta!.. Meclis Başkanlığı’ndan istifası tartışıldı haftalarca… O süreçte psikolojik üstünlük Yıldırım’daydı. Lakin mazbut olan, mütevazi olan kazandı.

Dedi: Son dönemde AK Parti’nin söylemleriyle yaşam biçimi çelişiyor mu?

Dedim: Ağzına sağlık… ‘Tevazu, diyor ama kibirden yanına varılamayan adaylar koyuyor. Adaylar, yalnızca Cumhurbaşkanın, bakanların ve Genel Merkezin  karşısında tevazu sahibi. Lakin halkın karşısında bambaşka duruyorlar. ‘Gönül Belediyeciliği’ diyor, toplumdan kopuk başkanlar ve topluma rağmen isimler öneriliyor. Kitleler tavır koyunca ‘Anladık’ deniyor ama aynı hava devam ediyor. Önceki gün Sayın Cumhurbaşkanı’nın teşkilatlara verdiği mesaj gazetelerin manşetlerini süsledi. Cumhurbaşkanı teşkilatları uyarıyor. ‘Dargın ve küskünlerin gönlünü alın!..’ diye… Halbuki dargınların gönlünü ancak Sayın Cumhurbaşkanı alabilir. Dargın veya küskünler teşkilatlara küskün değil ki. Teşkilatların bir fonksiyonu yok ki. Adayları belirleyen de, olup biten de hep Sayın Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dahilinde… Teşkilat ne deyip de gönül alabilir?

Dedi: AK Parti başladığı noktanın çok mu gerisine düştü

Dedim: Garip olanı, bunu anlayamaması… Değerlerinden yalnızca uzaklaşmadı, neredeyse koptu. Gücün vehmettiği yeni değerler üretti. CHP’nin başarılı olabilmesi için fazla uğraşmasına gerek yok. Zaten Genel Başkan Kılıçdaroğlu’da ‘Çok uğraşmadık. Vilayetlerde halkın sevdiği ve takdir ettiği isimleri belirleyip aday yaptık’ diyor. Bu strateji AK Parti’nin kuruluş yıllarının felsefesiydi. Ama artık bunlar geride kaldı. AK Parti, ‘Toplumun en çok beğendiği’ isimleri değil, 'Partinin en çok beğendiği’ isimleri toplum önüne sürüyor.

Dedi: İstanbul seçimlerine dönelim. Ekrem İmamoğlu nasıl bir adaydı?

Dedim: Tayyip Bey’in gelişi ile örtüşen çok önemli bir yönü var. Statükoyu yıkmaya niyetlenmek. Ekrem İmamoğlu ile Tayyip Bey mukayese edilemez. Biri bir dava adamı olarak teşkilatlardan yetişmiş, bir büyük davayı temsilen bu işe hayatını adamış bir isim. İslama adanmış bir ömür. İmamoğlu ise belli bir dönemden sonra siyaset yapmaya karar vermiş bir Anadolu delikanlısı… İdeallerle yola çıkan Erdoğan hareketi (AK Parti) statüko oluşturmuş. İmamoğlu ise o statükoyu yıkmaya geliyor. Bilmem kaç yıllık İstanbul Büyükşehir yönetimini değiştirmek istiyor. Değişim isteyenleri etrafında topluyor. Karşı tarafta ise burnundan kıl aldırmayan ve ‘İstanbul’u mamur eyledik’ cinsinden bir kibirlik var. Meclis Başkanlığı’ndan istifa edelim mi, etmeyelim miyi tartışıyor!.. Vali önünde mi olsun, arkasında mı diye tartışma yaratıyor. ‘Kazandıktan sonra bakarız’ türünden kibir yapıyor. Değişimin gücüne odun taşıyor. Değişim her daim statükoyu yener. AK Parti eskiden değişimin temsilcisiydi. Şimdi statükonun temsilcisi gibi algılanıyor. Temel sorun da buradan başlıyor.

Dedi: O zaman yalnız psikolojik üstünlük değil, dinamikler de İmamoğlu’nu gösteriyor.

Dedim: AK Parti psikolojik üstünlüğü ele geçirmediği ve halkı ‘Ben gerçekten gönül belediyeciliği yapacağım’ tezine inandırmadığı müddetçe İstanbul’u alamaz. İnsanlar AK Parti’nin yanlışlarını gördüğüne inanmak istiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Recep 5 gün önce

evet ali bey yine bilgeliğini konuşturdun. bu akp bu kafayla giderse askere (yani istanbul seçimine) nah alır teskere (yani istanbul belediye başkanlığı)

Avatar
İstambullu 4 gün önce

Olay artık belediyecilikten geçti. Ak parti milletin cebine dokundu. Tanzim satışı dediler seçim ile beraber sona erdi. Ekonomi düzelsin diye herşeye vergi. İnsanlar ciddi dar boğazda. Bu sebeple şuan Ak parti ağzıyla kuş tutsa İstanbulu alamaz.

banner108