“Son yazını okudum. Toplumun aksayan yönlerine yer vermeye çalışıyorsun fakat siz gazeteciler daha çok kendi doğrularınızı yazıyorsunuz, bize kulak veren yok. Arada bizi de bir dinleseniz." dedi. Ses tonundan biraz öfkeli ve dolu olduğu anlaşılıyordu.

Dedim: Doğru tektir ama bazı doğrular kişilere göre değişiklik gösterir, buyur gel bir çay içelim konuşalım. Nedir sıkıntın derdin bakalım, işimiz sizin sesiniz olmaksa size de kulak vermek zorundayız.

Önce tereddüt etti, sonra masama geldi. Çayları söyledikten sonra başladı anlatmaya: “Ben bu ilçenin AK Parti kurucularındanım, burada teşkilatı kurarken adam bulamıyorduk. O zorluklarda teşkilatlandık şimdi ise bizleri yok sayıyorlar!”

Dedim: Sizi kim yok sayıyor? Öyle bir durum mu var?

Dedi: Makam sahiplerinin icraatları onu gösteriyor. Yanındakileri yolda bulduklarına değişiyorlar!

Dedim: Sonuçta kitle partisi, yeni yüzlere ve yeni isimlere de yer verilmeli. Herkesin oyuna ihtiyacı vardır.

Dedi: Bizim oyumuza ihtiyacı yok demek ki! Bizler bu partiye zamanımızı, imkânımızı, emeğimizi, her şeyimizi vakfettik. Sonucu bu olmamalıydı. Vefa İstanbul’da bir semtin adıymış…

Beklemediğim cevap karşısında sustum. Çayımdan bir yudum daha aldım, söylediklerini not alıyordum. O sırada başka birisi daha masamıza oturdu. Koyu AK Partili olduğunu bildiğim birisiydi. Ortam yumuşasın diye ona sordum “Sen ne düşünüyorsun?” diye.

Dedi: Ben İstanbul Büyükşehirden buyana Erdoğan'ı takip ederim ve başka bir yere oy vermedim vermem de.

Dedim: O zaman sorun nedir?

Dedi: Söylemekten de imtina ediyorum ama bazı şeyler yolunda gitmiyor. Akaryakıta gelen zamlar her şeyi etkiliyor. Özellikle gizli zamlardan şikâyetçiyim. Emekli maaşlarına iyileştirme yapılmalı. Gelir gider dengesi yok vs.

Cevabı verecekken yan masadan eski AK Parti idarecilerinden olan birisi “Buna ben cevap vermek isterim.” dedi. “Buyurun.” dedim ve başladı saymaya. "Her evde en az 2000 TL değerinde telefon var mı? Var. Bu telefonlara her ay fatura ödeniyor mu? Şu caddeye çık bak, lüks arabadan geçilmiyor! Benden başka herkesin arabası var, her evde bilgisayar, internet ve lüks yaşantı var." dedi. Derken mevzu açılıp gitti. Daha sonra gelen arkadaş da sohbetimize dâhil oldu. O da AK Partiden başkasına oy vermeyenlerdendi. Onun sıkıntısı daha da başkaydı, biraz yürüdükten sonra mevzuya geldik. Sayfada bize ayrılan bölümün sonuna geldik. Nasipse kalanı haftaya devam edeceğiz. Kimler neden AK Partiye kırgınlar bunu işleyeceğiz. Maksadımız üzüm yemektir. "Bir kimseye hatasını söylemezsen, kendisini hep doğru sanır."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rahman Yüksek Faroz 6 ay önce

Yaşar Falcı kardeşimizin serzenişine tamamen katılıyorum
Halkın sesimi? Hakimiyetin sesimi? Bu iki denklemi tek doğruda çözümlemeli.
Gerek Büyükşehir Belediyesinde gerekse İl ve ilçe yönetiminde doğru ve yanlışların birbirine karıştığı şahsi menfaatlerin ön planda yer aldığı aşikardır.
Trabzon turizmde öncelikli illerin arasında yer almasına rağmen yönetim içerisinde ter alan bazı şahıslar tarafından Tek-el haline gelmiştir
Denize baktığınızda beyaz bir gezi teknesi göreceksiniz İşletmecisi Ak parti il yönetiminde görevli Halilibrahim Demirtaş ve kendini kamufle etmiş bazı kişilerdir. Ganita’da kendilerine liman yapılmış ve ihaleyide kendileri almıştır. Ben yedi sülalem denizci olmama rağmen Tüm resmi evraklarım eksiksiz olmasına Türizm müdürlüğü Liman müdürlüğü olur vermesine rağmen Meşhur Mustafa Akkaya ile makamında görüşüp teknemizi yanaştırmak ve yolcu almak için bize bir yer gösterilmesini talep ettiğimde; bize ( Tur tekneleri için tek bir liman olduğunu ve bunuda Halil ibrahim Demirtaş’a 5 yıllığına ihale ettiklerini Harici olarak başka bir yanaşma ve yolcu alma yeri açmayacaklarını ) ifade etmiştir. Sebebini sorduğumuzda “ Biz izin verirsek Trabzon denizi Yat Çöplüğüne döner” ifadesini kullanmıştır. Halilibrahim Demirtaş ile görüştüğümüzde ise aynı benzer cevap ile karşılaştık.
Bu Ülkede yasalar kişiyemi genelemi ? Sn. Cumhurbaşkanımızın bugibi bencil ve bireysel hareketler haberi olmadığı kanaatindeyim.
Tarafsızsanız halkın sesine lütfen kulak verin
Benim Devletçiiliğimi siyasi geçmişimi tanıyan herkes bilir Bahsettiğim bu şahıslar Halkı kucaklamak yerine tekmelemenin çizgisindeler. Buda Sn. Cumhurbaşkanımıza ve Temiz kalmış Ak parti mensublarına aşikar bir ihanettir v.s. v.s.
Sahi bu şehrin raporunu kim hazırlayıp genel merkeze sunuyor merak konusu?
Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytantır.
Saygılarımla Allah’emanet olun.
Şüphesiz Hak’ın adaleti herzaman tecelli etmiştir.

Misafir Avatar
Yaşar falcı 6 ay önce @Rahman Yüksek Faroz

mmamalmalemalesmalesemalesefmalesef bir dokunup nin ah işittik.gelen mesajların tepkilerin haddi hesabı yok. hhahanhanghangihangi yazayım hangini bırakayım bilemiyorum. aalallallaAllahAllahaAllaha emanet kalın..

Beğenmedim! (4)
Avatar
murat genç ama yorgun 6 ay önce

Güzel bir öz eleştiri yapilmiş

kaleminize saglık YASAR bey,
Arada adalet ve hukuk noktasındaki eksiklikleride gündeme alınması temennisiyle.
#BuSon28ŞubatOlsun

Avatar
Semihyavuz 6 ay önce

Devamını merakla bekliyoruz.

Avatar
Fahri Dğüzenli 6 ay önce

güzel bir yazı. herkes etrafa kendi evinin penceresinden baktığında sadece o görüş alanında olanları görür.bu çok doğaldır. ne zaman dışarı çıkıp farklı yönlerden görmeye çalışırsak işte o zaman göremediğimiz çok farklı görüntüleri gördüğümüzü anlarız.yeterki görmek isteyelim.

Avatar
Kerim BAŞTAN 6 ay önce

yaşar abi, tebrik ve teşekkür ederim. yazılarınızı sürekli olarak okuyorum..

banner89

banner37