“İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunda düşünenler için dersler vardır.” (Rum 21, s.407) Bize hayatımızda yol gösteren kitabımız, ailemizin huzurlu olması için işte böyle hitap ediyor. Bu emri duyanlar, yuvada mutluluğu sağlamak için gerekli fedakârlığı gösterecek, huzur bozucu tutum ve davranışlardan sakınacaklardır

Aileyi toplumun temeli olarak görüyor ve onun yücelmesi için gayret sarf ediyoruz.

Burada toplumsal bir yaraya değinmek istiyorum. Bazıları İslam’da dört kadına kadar hak verildiğini söyler. Allah’tan korkmadan şu ayeti dayanak gösterirler: "Şayet (kendileriyle evlendiğinizde) yetimlerin haklarında adil davranamayacağınızdan korkarsanız, size helâl olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Bunların da aralarında adalet gözetemeyeceğinizden korkarsanız o zaman bir tane alın, yahut cariyelerinizden alın ki haksızlığa kaçmamanıza bu daha yakındır." (Nisa Sûresi, 3,s.78) Burada verilen mesaj yetim kızlarla evlenmenin getirdiği yükümlülüğün yetim olmayan dört kadının yükümlülüğüne eşit olmasıdır… En büyük İslam şairi Mehmet Akif, aile reisi akşam eve geldiğinde kahveye çıkmaz ailesiyle birlikte yemeğini yer, sohbeti yaparsa, o mekan cennet sarayı olur, der… Bu sıcak tatil gününde sizi örnek bir karı-koca hikâyesiyle baş başa bırakalım: Oldukça sıkıntılı günler geçirmekteydiler. Birinci evlilik yıldönümleri çok yakındı. Kadın pencereden dışarıyı seyrederken bir yandan da eşine nasıl bir hediye alacağını düşünüyordu.

Aynada upuzun saçlarına gözleri takıldı. Saçlarını 20 dolara sattı, evin acil ihtiyaçlarını giderdi. Eşine de evlilik yıl dönümü hediyesi olarak bir saat zinciri aldı. Çünkü eşinin dedesinden yadigâr kalan saatinin zinciri kopmuştu. Akşam, eşi eve dönünce karısının yeni haline şaşırır. “Saçlarımı kestirip sattım sana bir hediye almak için. ” der karısı. Adamın şaşkınlık içinde şu karşılığı verir:

“Ben de sana bir hediye almıştım!.. “Kadın paketi alır, açar ve gördüğü hediye karşısında gözyaşlarını tutamaz. Çünkü pakette uzun süredir vitrinde gördüğü, fakat bir türlü alamadığı fildişi tarak vardır. Eşine sarılır ve: “Merak etme, saçlarım öyle çabuk uzuyor ki...” diyerek eşini teselli eder ve kendi aldığı hediyeyi de eşine uzatır. Adam paketi açtığında bir kat daha şaşırır ve içi burkulur: “Hayatım, çok teşekkür ederim ama şimdilik bunu bir kenara bırakalım. Çünkü sana bu tarağı satın alabilmek için saatimi sattım.” der. Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan, gözlerimizin aydınlığı olacak( bizi memnun edecek) kimseler ihsan eyle. Bizi takva sahiplerine  önder kıl”…( Furkan, 74,s.367)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yiğit sefa 2 ay önce

Akşamları ailemle birlikte oturup çekirdek çıtlamak çok hoş oluyor.

banner89

banner37