Cem Vakfı, İstanbul Yenibosna’daki Cemevi’nin elektrik borcunu belli ki yıllarca ödememiş. Devlet kendisinden elektrik borcunu isteyince farklı bir amaçla mahkemeye gitmiş. Borcun toplamı 612 bin lira…

Cem Vakfı, ‘Biz ibadethaneyiz. Camiler gibi bizden de elektrik parası alınmasın’ temel prensibinden hareketle statü kazanmak üzere Beyoğlu İdare Mahkemesi’ne başvurmuş. İdare mahkemesinden, ‘Alevilik bir din değil. Cemevleri de ibadethane olamaz’ kararı çıkınca, bu kez Danıştay’a gitmiş. Danıştay da kararı onamış. Bunun üzerine Cem Vakfı Cemevleri’ne statüyü AİHM’de aramış. AİHM’e, ‘Bizi ibadethane ilan et’ demiş.

AİHM, Diyanetin verdiği ‘Alevilik bir din, Cemevleri de ibadethane değildir’ görüşünü esas alarak, ‘Halihazırda Türk hukukunun ibadet yerlerine özel statü tanıdığı bellidir. Bu nedenle Cemevleri’nin diğer ibadet yerleriyle kıyas yaparak hukuki bir statü talep etme hakkı doğmuştur’ kararını verdi. AİHM şimdilik ve doğrudan Cemevleri’ni ibadethane ilan etmedi ama, ‘Cemevleri’nin de ibadethane gibi bir statü talep etme hakkı olduğuna hükmetti.

AİHM içtihadının, Aleviliği ayrı bir din ilan edip Cemevleri’ni o dinin ibadethanesi ilan etmesine ilahi din olmayacağı için kimse itiraz etmez! Lakin Aleviliği İslam’ın içinde (bir mezhep) kabul edip ayrı bir ibadethane ilan etmesi kendisini dini hüküm koyan (Tanrı) yerine koymasıyla eşdeğerdir. Halbuki      Kur-an’ı Kerim İslam’a göre ibadethanenin yalnızca ‘mescitler’ yani secde edilen yerler olduğunu vaaz etmektedir.

Bu dine ikinci bir ibadethane eklemek mümkün değildir. Bunu hükümet de ilan etse toplumda kabul görmeyecektir. Kaldı ki, Alevi gruplar ve Alevi aydınları da kendilerini İslam dairesi içinde görmemektedir. Tam aksine büyük çoğunluğu bu dairenin dışında bir yer arayışı içindeler. Dolayısıyla talep edilen, ‘ibadethane’ hükmü, aleviler açısından İslam dairesi içi veya dışı bağlamında önemsizdir. Yeter ki ibadethane ilan edilsin!..

***

Alevi sorunu elbette ki çözülmelidir. Ancak bu sorunu çözmek ne devletin ne de AİHM’in görevidir. Diyanet bile kendine vazife çıkarmamalıdır. Bu sorunu çözecek olan Alevilerin kendileridir. Kendilerini İslam dairesi içinde kabul edenler için ibadethaneler mescitlerdir. Bu mescitlere (camilere) Caferi İmam Hatip isteyebilirler. Ancak kendilerini İslam dairesi dışında kabul edenler statülerini kendileri belirlemeli ve hükümetten bu yönde yasa teklifi istemeliler. Bunun anlamı da bireyin veya topluluğun yeni bir din talebidir. Böyle bir talebe İslam dairesi içindeki hiç kimse de itiraz etmeyecektir. Böylece toplumsal bir sorun da bitecektir.

Aksi takdirde hem İslam dairesi içinde hem ayrı bir ibadethaneyi ne Alevi cemaatlerinin isteme hakkı var ne de hükümetin böyle bir yetkisi olabilir. Böyle bir karar İslam dünyasında derin tartışmaları da beraberinde getirir. Derin yaralar açar.

 

Camilere (mescitlere) gölge düşürür. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37