Afrin Operasyonunda son aşamaya geliniyor. Türk Ordusunun sadece küçük bir biriminin gösterdiği başarı bazı dış güçleri kıskandırıyor ve telaşlandırıyor. Bunun için kirli ittifaklar aranıyor. Dış basın ve sosyal medyada başarıyı gizlemek için algı senaryoları hazırlanıyor. İçte yine ana muhalefet partisinden çatlak sesler gelmeğe başlıyor. Eski Halep başkonsolosu, şimdiki CHP.  Milletvekili Öztürk Yılmaz Özgür Suriye Ordusuna mensup askerlerin birer ajan olduğunu ileri sürüyor. Operasyonun başından beri yüze yakın şehit veren bu ÖSO birliklerinin Mehmetçik’le omuz omuza Afrin’de ön saflarda savaşırken onlara “ajan” damgası vurulması fevkalade haksızlıktır. Bunlar Esad rejimine başından beri karşı gelmiş v e mücadelelerini ispatlamış birliklerdir. Bunların eğitimini koalisyon güçleri olarak Türkiye üstlenmiştir. Aldıkları eğitim sonucudur ki Afrin’de yüze yakın birim terör örgütlerinden TSK ve ÖSO birlikleri sayesinde temizlenmiştir. Ağır ağır son aşamaya gelinmektedir. Bunu Türkiye’nin Suriye’ye karşı açtığı bir savaş olarak gösterme gayretleri işi provoke etme amaçlıdır. Türkiye komşusu Suriye’ye savaş açmamıştır. Sadece terör örgütlerinin silahlı saldırısını önlemek için temizliğe dönük operasyon düzenlemiştir. Her defasında komşu devletlerin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu, temizlik harekâtı bittikten sonra, bu yerlere asıl sahiplerinin yerleştirileceğini ilan etmektedir. Savaştan kaçarak yurdumuza gelen sığınmacıların sayısı üç buçuk milyondur. Onları yurtlarından, evlerinden eden teröristler temizlendikten sonra evlerine dönecektir.

Savaştan kaçan sığınmacılara AB ülkeleri kapılarını kapattı. Yüzbinlerce sığınmacıya Akdeniz mezar oldu. Ama Türkiye tarihten gelen asaletiyle onlara kucak açtı. Kamp kurup yerleştirdi. Giyim ve iaşelerini temin etti. Dünyaya örnek oldu. Şimdi de teröristlerden boşalan yerlere asıl sahiplerini yerleştirip güvenliğini sağladıktan sonra sınırlarına dönecektir. Astana ve Soci görüşmeleri bu amaçla sürdürülmektedir. Türkiye, Rusya ve İran bu konuda garantörlük görevi üstlenmiştir. Türkiye uluslararası şartlara ve meşru müdafaa haklarına uygun olarak hareket etmektedir. Daha uzun süre sınırlarından yapılan saldırılarla insanlarının ölümüne seyirci kalamazdı. Kandil’den Afrin’e yerleşip dış güçlerin desteğiyle sınırlarımızın ötesinde bir terör devleti kurmasına hiç ama hiç müsaade edemezdi. Bu durum ülkemizin bekasına dönük apaçık bir tehlikedir. Buna müsamaha göstermemizi kimse bizden bekleyemez. Bütün bunları gördükten sonra “Suriye topraklarında ne işimiz vardı.” Suriye’nin iç işine niye karışıyoruz” gibi soruları ima etmek, hatta imadan da öte beyan etmek hainlik değilse biliniz ki “saflıktır, ahmaklıktır.”Afrin’den sonra Mümbiç ve daha sonra da 900 kilometre uzunluğundaki Fırat’ın Doğusu’ndan da terör örgütleri temizlenmedikçe Türkiye rahata, huzura kavuşamaz. Nihayi hedefimiz bu olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108