Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Afrin’e düzenledikleri operasyon, 58 gün sonra başarı ile sonuçlandı. Hiçbir sivil kayıp yaşanmadan sonuçlanan bu operasyon dünyaya örnek oldu. Hâlbuki koalisyon güçlerinin Irak ve Suriye’de daha önce yürüttükleri askeri harekâtlarda şehirler sivil asker ayırımı yapılmadan havadan bombardıman edildi. Yüzbinlerce çocuk, yaşlı ve kadınlar hayatını kaybetti. ABD güdümündeki Birleşmiş Milletler Teşkilatı bir kaç kınama demeci dışında tamamen katliama seyirci kaldı. Rakka operasyonu buna örnektir. Maalesef ağızlarından “demokrasi” ve insan haklarını düşürmeyen AB ülkeleri bütün bu olaylar karşısında seyirci kaldılar. Aynı ülkeler Afrin operasyonunda TSK’nin hassasiyetiyle tek bir sivilin burnu kanamadan bitirilen operasyon için söylenmedik söz, atmadıkları çamur ve iftira kalmadı. Onların yaptıkları gibi yapılsaydı bu operasyon bir haftada bitirilebilirdi. Onların yaptıkları tam bir vahşet. Çünkü onların amacı o ülkelere huzur ve güveni getirmek değil, yeraltı kaynaklarını ele geçirmekti.

ABD, Fransa’yı kullanarak Libya’da da aynı katliamı yaptı. Havadan bombardıman yaparak yüzbinlerce Libya insanını katlettiler. Yine maalesef AB ülkeleri seyirci kaldılar. Libya petrollerine el koydular. Aynı şeyi Suriye’de de uyguladılar. Doğu Guta’da yaşanan vahşetler tam bir insanlık dramı. Taş üstüne taş bırakmadılar. Şehir harabeye döndü. Öldürülen masum insanlar için hiçbiri sesini çıkarmadı. Tamamen seyirci kaldılar. Yardım elini yine Türkiye uzattı. Yaralanan insanları Türkiye’ye getirip tedavileri ile ilgilendik. Yardım kuruluşlarını oralar için seferber ettik.

Türkiye başından beri niyetini beyan etti. Bekasına yönelen tehlikeyi bertaraf etmek için Afrin’e operasyon düzenlediğini ilan etti. Teröristlerden temizlenen Afrin’e Türkiye’deki sığınmacılar gönül huzuru ile dönmeye başladılar. Uluslararası güçlerin desteği ile Afrin’in altında ve üstünde yapılan tahkimatları televizyonlarda hep birlikte seyrettik. Orada yaşayan insanlara yaptıklarını o insanların ağzından dinledik, duyduk. Yıllarca yerli halkı haraca bağladılar. Geçim kaynaklarına el koydular. Zulüm yaptılar. İşkence çektirdiler. Ama bir türlü seslerini katil “Esad’a”ve uluslararası kuruluşlara duyuramadılar. Şimdi Afrin’de her şey normale dönüyor. Orada yaşayan insanlar ülkelerine dönüyor. Dönerken de her yaştaki insanların yüzlerindeki sevinç ifadelerini gururla seyrediyoruz. Allah kimseyi vatansız bırakmasın. Şimdi orada kurulacak idari sistemle oradaki insanlar güvene alındıktan, terörün tekrar dönüşü önlemleri alındıktan sonra TSK bu topraklardan çekilecektir. Zira TSK’nin niyeti işgal değil, terörü sonlandırarak, bekasını güvence altına almaktır.

Bütün bu yaşananlar olup biterken içteki “YENİKAPI RUHU” aşındırılmağa çalışılıyor. Ana muhalefet partisi genel başkanının salı günkü meclis gurup toplantısında konuşmasını üzülerek hayretler içinde izledim. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hakaret içeren, kin, nefret ve ağır tahrik sözlerini çok yadırgadım. Burada yara alan cumhurbaşkanı değil, “cumhurbaşkanlığı”dır.O makamın yıpratılmaması lazımdır. Çünkü bir gün o makama Sayın Kılıçdaroğlu da gelebilir. O makama duyulan saygı millete duyulan saygıdır. Millete karşı, millete rağmen başarı sağlanamaz.

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89