banner114

Adaletli ve adil olmak insanlık için olmazsa olmazımızdır.

Adalet nedir ve adaletten ne anlıyoruz?

Yöneticilerimiz gerçekten adaletli mi? Biz ne kadar adaletliyiz?

Adaletin sözlük anlamına, vicdanlardaki tanımına ve rabbimizin bize emrettiği şekline bakarak başlayalım.

Adalet; Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme, doğruluk, haklıya hakkını verme. Haksızlıktan sakınma. Zulmün zıddı, kânun önünde eşitlik, düzeltmek, dengede olmak, ölçüden ayrılmamak olarak tanımlanmaktadır. Her ne kadar adaletin üzerinde net bir tanım olmasa da adaletin gerekliliği üzerinde ittifak söz konusudur.

Yüce yaratıcı da İslam dininin ayağının birini ‘’adalet’’ üzerine kurmuştur. En temel ilkelerden birisi olarak kitabına koymuştur. Her şeyden önce kendisi adildir. Esmadaki isimlerinden biridir. Ne zulmeder ne de zulme rıza gösterenleri hoş görür. Herkese hak ettiğinin karşılığını ya bu dünyada ya da ahirette verileceğini söyler. Ve ayetleriyle bu konu üzerine ciddi vurgular yapar.

Allah adaletli olanları sever (49/9). Allah, emanetleri ehline vermeyi ve insanlar arasında hükmedildiği zaman adaletle hükmetmeyi emreder. (4/58

Rabbimiz Nisa suresinin 135. ayetinde şöyle buyurmaktadır: “Siz ey imana ermiş olanlar! Sizin, anne-babanızın ve akrabalarınızın aleyhine bile olsa, Allah rızası için hakikate şahitlik yaparak adaleti gözetmeye azmedin. O kişi zengin de olsa, fakir de olsa Allah’ın hakkı onların her birinin (hakkının) önüne geçer. Öyleyse, kendi boş arzu ve heveslerinize uymayın ki adaletten uzaklaşmayasınız. Çünkü eğer hakikati çarpıtırsanız, bilin ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (4/135).

Öyleyse adalet sosyal varlık olan insanın yaşamında ve insan olmasında en önemli etkendir.

En küçük topluluk olan aileden tutun da, ikili ilişkilerde ve toplumun genelinde her düzen adalet üstüne kurulmuştur.

Allah(cc) tarafından yaratılan tüm insanlara neyin adalete uygun neyin uygun olmadığı bilgisi hafızalarına kodlanmıştır. Ancak bunun uygulanması davranışa dönüşmesi kişinin aldığı eğitim ve kendi öğretileri ile ilgilidir.  İşte tam burada din, ahlak ve hukuk devreye girer. Bu üçlü mekanizma toplumun ana temelini oluşturur ve sosyal devlet olarak ayakta kalmasını sağlar.

Adalet isteyen herkesin öncelikle kendi özel yaşamında adil ve adaletli olması, kendisini herkesle eşit olarak görmesi gerektiğini bilmesi ve ona göre davranması gerekir.

Gün boyu; hak, hukuk, adalet diye söyleyenlerin en basit bir bilet alma sırasında bile öne geçmek isteyerek kendine imtiyaz tanıması, başkasının hakkını ihlal etmesi adalet kavramını içselleştiremediğinin göstergesidir.

Adalet duygusu herkes tarafından içselleştirilmelidir ki kişi önce kendine karşı dürüst olsun, sonra da yaşadığı topluma, bireylere ve devletine karşı dürüst olup ona göre davranış sergilesin.

George Orwell'in “Hayvan Çiftliği” isimli kitabında “Bütün hayvanlar eşittir ancak öbürleri daha eşittir" sözü önemlidir. Asla bu şekilde bir duruma düşmemeliyiz.

Herkes için eşit adalet yüzyıllar boyunca her toplumun temel hareket noktası olmuştur. Ancak talep edilen adalet birine daha fazla diğerine daha az olamaz. Herkese eşit olmak zorundadır.

 Adalet evrensel bir duygudur, vicdanlar yer bulmak zorundadır. Yoksa onu yasalarla sağlamak zordur.

Yasanın emrettiği hüküm vicdanlarda kabul görmezse adalet sağlanmış olmaz, sadece yasanın gereği yerine getirilmiş olur. Yapılan iş, uygulama, verilen hüküm,  vicdanlarda kabul görmediği sürece adalet yerine gelmiş sayılmaz.

 Her insanın başına bir polis dikilemeyeceğine göre adalet vicdanlarda hayat bulmak zorundadır. Adalet duygusu kişinin insan olma bilincine sahip olmasıyla ancak sağlanabilir.

Hele yönetici iseniz en temel ilkeniz adaletli olmak ve adaleti sağlamak olmalıdır.

Türkiye yerel seçimlerden yeni çıktı. Şimdi herkesin beklediği gönüllerde kabul görecek adaletli yöneticilere ihtiyaç vardır. Yasaların arkasına sığınıp halkı canından bezdirmeyen, keyfi uygulamalara iş yapmayan, makamın şehvetine kapılmadan, insan onurunu incitecek davranışlardan kaçınan, reklamdan, riyadan uzak halka hizmet hakka hizmettir bilinciyle hareket edecek yöneticilere ihtiyaç vardır.

Ve adil olan rabbimizin hem bize hem de yöneticilerimize kılavuzluk yapacak bir ayetiyle konumuzu nihayetlendirelim.

 “Ey Mü’minler! Allah’ın emri uyarınca her daim hak ve hakkaniyetten yana tavır koyarak adaleti gerçekleştiren kimseler olun. Herhangi bir kimseye/kavme/topluluğa/kafirlere yönelik öfke ve nefretiniz sizi adaletsiz davranmaya sevk etmesin. Gerek dosta, gerek düşmana karşı hep adaletli olun. Çünkü Allah’a karşı saygı ve sorumluluk bilincine en uygun davranış her daim adaletli olmaktır. Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; şüphe yok ki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır”.(Maide 8)                                               

 Kalın sağlıcakla….

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108