Trabzonspor’un içinde bulunduğu ekonomik-maddi sıkıntı bugünün değil 20 yıl öncesinden başlayan bir sürecin sonucu.

Trabzonspor 1996 yılında kaçan şampiyonluğun ardından gerek sportif gerekse de yönetim ve camia olarak yaşadığı dağınıklığın sonuçlarını yaşıyor bugün.
O tarihten sonra belini bir türlü doğrultamayan Trabzonspor hep bir çaba-gayret içinde olmuş ancak ne puan cetvelinde ne de ekonomik anlamda istediği yere bir türlü çıkamamış. (2010-11’de yaşanan şampiyonluğu hariç tutuyoruz)

Peki Trabzonspor yaşadığı kırılma dönemlerinden sonra niye hiç toparlanamamış.

Çünkü kimse sahip çıkmamış.

Hani Trabzon’un Trabzon dışında yaşayan işadamları, başarılı isimleri…

Neden hiçbiri bu dönemlerde ortaya çıkıp sahiplenme adına bir adım dahi atmamışlar.

Hep Fenerbahçe’yi eleştiririz ya, şike sürecinin yaşandığı dönem, kulübünün en kötü dönemleri yaşadığını gören Fenerbahçeli işadamları başta olmak üzere herkes nasıl kulüplerini sahiplenip ayakta durmasını sağlamıştı?

Bugün de hala öyle değil mi?

Peki bizde durum nedir?

Siyasi seçim dönemlerinde Trabzon’a gelip de gövde gösterisi yapan büyük işadamları nerede?

Reklam yaparken memleketinin ismiyle kendini tanıtmak güzel oluyor da, memleketine katkı anlamında yada şehrin en önemli markası Trabzonspor’a sahip çıkma adına ne yapıyorsunuz?

Buradan nereye varacağız;

Trabzonspor’un yeni stadı Medical Park’ta bugüne kadar satılan localara ve kimlerin aldığına baktığınızda aslında şehrin tablosunu çok rahat bir şekilde görebilirsiniz.

Hangi Trabzonlu işadamı bir loca alıp şehrinin takımına katkı vermiş.

İstanbul takımları ile aramızdaki en büyük fark sanırız bu. Orada alacak loca bulamazlar (kalmadığı için), bizde de loca alacak işadamı bulamazsınız.

Duyumumuz odur ki, Başkan ve birkaç eski yönetici dışında Trabzonspor’a destek verme adına bir Ülker bir de AKSA’nın loca aldığıdır.

Onlara da teşekkür etmek düşer bize.

Her ne kadar İstanbul’da yaptığı iş ve inşaatlarla ismini duyursa da Trabzonluluğu ile bilinen Ali Ağaoğlu’nun dahi Trabzonspor gibi bir dünyası olmadığını görmek üzücü. En azından Ülker’in loca aldığı yerde bu beklenti hakkımız olsa gerek.

Ali Ağaoğlu bunlardan sadece bir isim. Ya da şöyle diyelim, Acun Ilıcalı’nın Fenerbahçe sevgisinin üçte biri keşke Ali Ağoğlu’nda Trabzonspor için olsaydı.

Vaktiniz olmayabilir ancak maksat kulübünüze, şehrinizin kulübüne destek vermek olmalıydı.

Kaybedecek puan da maç da kalmadı!

Trabzonspor’un Osmanlıspor ile oynayacağı maç çok açıdan önem taşıyor.
Milli aranın önemine ısrarla vurgu yapan Rıza Hoca’nın, Antalya’daki kampın büyük katkı sağlayacağı yönündeki ifadelerinin ispatı açısından…

Takımda gerek sportif gerekse de ekonomik anlamda yaşanan sıkıntıların bir kenara bırakılması ve önümüzdeki dönem için iyi bir ivme yakalanması açısından…

Taraftarın ‘artık bizim de yüzümüz gülsün’ dediği günlerin başlangıcı olması açısından…

Camiada her ne kadar bir dağınıklık yaşanıyor olsa da morallerin yerine gelmesi açısından önemli…

Şimdi Osmanlıspor cephesinden de Fenerbahçe maçı sonrası, ‘Trabzonspor çıkış maçı olacak’ şeklinde bir düşüncenin hakim olduğu dillendiriliyor.

Zor, kritik ve oldukça önemli bir maç olacak.

Antalya’da 5 günlük bir kamp sonrası yeni bir Trabzonspor beklentisi olacak. Takımda her anlamda bir yenilenme süreci gibi…

Artık kaybedecek ne maç ne de puan kaldı.

En başta takımdaki oyuncuların bunun bilincinde olduğu kanaatindeyiz. Zira bundan sonra kaybedilecek puan yada maçlar her anlamda kulübü daha da aşağılara götürecektir. Bu yüzden de; herkes üzerine düşeni fazlasıyla yapmalı. Yapmak için iki katı performans göstermeli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37