ABD’nin uzun zamandır Türkiye’nin önünü kesmek ve hatta tökezletip boyun eğdirmek için proje geliştirdiği gözleniyor. Türkiye’yi henüz doğrudan cezalandırma cüreti bulamayan bu müttefikimiz (!) kah Gezi gibi eylemler kah 17/25 Aralık türü operasyonlarla darbe girişiminde bulunuyor. Zira ABD askere eskisi gibi artık darbe yaptırma iradesini yitirdi.

Ulusal bir gazete manşetinde bu ülkenin yaşadığı Gezi ve 17/25 Aralık darbe senaryolarının yeni vizyonlarının ABD’de ele alındığı haberleri yer aldı. Eski ABD Başkanı George W. Bush’un Ulusal Güvenlik Danışmanı John Hannah artık saklanacak bir şey kalmadığını belirterek, “ABD Erdoğan’la er geç hesaplaşacak.” diyor. Bu görüşünü en etkili diplomasi dergisi sayılan Foreign Policy’de kaleme almış. Bakın ABD’li güvenlik uzmanı neler diyor: “Tayyip Erdoğan, PYD ile ittifak yapmak yerine PYD’yi tehdit unsuru olarak algılıyor. ABD siyaseti Erdoğan’sız bir dönemi elbette konuşuyor. Bu AK Parti içinden kopacak yeni merkez sağ bir parti ile olabilir. Gezi benzeri eylemlerle olabilir. Askeri darbe ile olabilir.”

ABD bugünkü haliyle yeni bir Ortadoğu planlarken Türkiye’den rahatsız. Eskiden olduğu gibi ‘Görme, karışma, konuşma’ diyor. Cezalandırmak için Türkiye’ye karşı Rusya ile bile ittifak yapıyor. ABD Orta Doğu’da Müslümanların demokrat ve özgür olmalarını istemiyor. Zira özgür bir Müslümanın önce ABD/İsrail’in karşısında olacağını biliyor. Sürdürebildiği kadarıyla Mısır türü rejimlerle gitmek istiyor. Hatta Sünni unsurlardansa Şia güçlerini açıkça tercih ediyor.

ABD bu çerçevede PKK’ye PYD üzerinden dolaylı destek veriyor. PYD ile saf tutması ya da PYD’yi koltuğunun altına alması Türkiye’yi terbiye için. Suriye ikinci planda… Yaptıkları Türkiye’yi korkutmaktan öteye gitmez. Zira PYD, işgal ettiği o kadar alanı hiçbir zaman kontrol edemeyecek. Hendek siyasetinde görüldü ki Güney Doğu halkı bölünmeyi reddediyor.

ABD’nin önceliği Tayyip Erdoğan’ı tasfiye etmek. Suriye’de ve diğerlerinde istediğini, o zaman her istediğini de yapabilir. Yeter ki Türkiye itiraz etmesin. PKK’nın hendek politikası da PYD’nin meydan okuması da hep ABD izni ile hayata geçmiştir. ABD’ye rağmen sürmesi de mümkün değildir. Hendeklere gömülen PKK’lılar en şok ABD’yi çok etmiştir.

ABD yeni bir Gezi eylemini her zaman düşünmüştür. Geçen dönemde organize görevini cemaate vermişti. Cemaat bir hata yaparak PKK/KCK’yı Gezi’nin dışında tuttu. Şimdi arzu edilen ise KCK’nın da içinde olacağı yeni bir Gezi… Ancak PKK’nin terör örgütü olarak eylemleri devam ederken bu mümkün gözükmüyor. Zira toplum PKK/KCK’lilerle bir araya gelmez. Sadece sosyalist kesim gelir ki onlar da yeterli olmaz.

ABD’nin bugünkü stratejik politikaları bizim askeri stratejiye de aykırı. Bir yandan PKK/PYD’ye destek vereceksin diğer yandan Türk askerinden darbe isteyeceksin. O darbe başarılı olabilir mi? Türkiye’ye bölünmenin eşiğine götürecek bir darbe sonrası asker bunun altından kalkabilir mi?

ABD’nin Tayyip Erdoğan’ı gönderme planının karşılığı yok. Öyle ise B planı devrede. Yani etkisiz kılmak. Bunun için de bir yandan HDP’yi diri tutmak… Diğer yandan AK Parti’den % 5 oy koparmak. Meral Akşener’le bu iş olabilir mi? Ya da AK Parti içinden Abdullah Gül harekete geçirilebilir mi? Fehmi Koru’nun çağrıları sanki böylesi bir feryat cinsinden gibiydi. İşte son günlerde bu gelişmeleri izliyoruz.

 

Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.