17/25 Aralık operasyonunun bir yolsuzluk vakası değil, doğrudan ABD destekli bir polis/hukuk darbesi olduğunu o tarihte yazmıştık. Bugün baktığımızda “ABD destekli” olmanın da ötesinde, doğrudan ABD eksenli bir darbe olduğunu görüyoruz. ABD ve Almanya’nın da içinde bulunduğu derin güçler Gezi ile başladıkları hükümet devirme operasyonunu 17/25 ile sürdürdüler. Kendileri için Altun Vuruş’u ise 15 Temmuz’da yaptılar. Ama Türk halkı o vuruşu göğsünde parçaladı.

***

ABD’nin Türkiye’nin Ekonomi Bakanı’na iddianame hazırlaması ve hatta tutuklama kararı vermesi artık gizli hiçbir şeyin kalmadığını gösteriyor. ABD, Türkiye’yi bölmek istiyor ve Tayyip Erdoğan’la bölemeyeceğini anlayınca Tayyip Erdoğan’ı tasfiye ederek amaca ulaşmayı hedefliyor. Burada sorulabilecek en kritik soru şu: “ABD, Türkiye’den ne istiyor?” Türk halkı bu sorunun cevabını doğru verebildiği müddetçe ABD hedefine hiçbir zaman ulaşamayacak. ABD, TÜRKİYE’NİN BAĞIMSIZ DAVRANMAMASINI VE ESKİYE DÖNMESİNİ İSTİYOR. FETÖ’nün ihanetine içeriden de gaflet desteği giderse Türkiye hakikaten ABD ve Batı eliyle parçalanacak.

***

ABD’nin eski bakanımız hakkındaki kararına gelince ABD, İran’a ambargo uygulamış. Türkiye de bağımsız bir ülke olarak İran’la ticaretini sürdürmüş. ABD Halk Bankası Genel Müdürlük yetkililerini ve şimdi de Eski Ekonomi Bakanı’nı bunun için yargılıyor. Yani Türkiye’yi sömürgesi zannediyor. Türkiye’yi bir yandan PYD üzerinden ve terörle tehdit ederken diğer yandan ülke içinde her türlü varyasyonları deniyor. Bir tek endişesi var. Hedefine Tayyip Erdoğan’a rağmen ulaşamayacağını biliyor. Dolayısıyla Erdoğan’ı tasfiye etmek istiyor.

Gezi, demokratik görünümlü ilk denemesiydi. 17/25 darbe girişimini yolsuzluklarla gizledi. 15 Temmuz’da açık oynadı ve kaybetti. Kaybedeceğini hiç beklemiyordu. Zira ABD, Türkiye’de ilk kez bir darbeyi gerçekleştiremedi.

***

Şimdi artık FETÖ üzerinden değil, kendisi doğrudan oynuyor. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkındaki kararı bu anlama geliyor. Buradan hareketle dönemin başbakanı ve şimdinin Cumhurbaşkanı’nı tehdit ediyor. “İşi sana vardırırım” demeye getiriyor.

***

ABD bunu yapabilir mi? Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanına tutuklama kararı çıkartabilir mi? Bize göre göze alamaz. Türkiye bunu “Yeniden İstiklâl Savaşı” sayar ve ABD’ye boyun eğmez. Ekonomik olarak geri gidebiliriz. Ama ABD’ye ve onun uşaklarına bu ülkeyi ve bu ülkenin 1 santim toprağını vermeyiz. Bir zamanlar İsmet İnönü’nün dediği ve Tayyip Erdoğan’ın sık sık gündeme getirdiği gibi… “Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye o dünyada yerini alır.”

Burada önemli olan halkın ordusu ve güvenlik kuvvetleriyle ordusuyla bu ruhu kuşanabilmesidir. Evet, o ruh hâlâ diridir ve ayaktadır. Millet ruhunu ABD’ye kiralamış iç işgalcilere karşı nasıl direnmişse dış işgal güçlerine karşı da direnecek keyfiyettedir. Millet, ABD ve Almanya’nın Türkiye’ye ilân ettiği örtülü savaşın bilincindedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.