Dedi: Türk toplumu operasyonun arkasında ABD’nin olduğundan emin. Stratejik ortağına gizlenemeyecek biçimde darbe planlayan ABD, bundan sonra acaba nasıl davranacak?

Dedim: Bu soru cevabını biraz da Tayyip Erdoğan- Putin görüşmesinde bulacak. Şayet Türkiye, Suriye’deki politikasını Rusya- İran çizgisine doğru evirir ve PYD’nin varlığını birinci tehdit yaparsa, bu ABD için savaş anlamına gelebilir. ABD, işte bu noktada oynayabileceği son kozu oynamaya kalkabilir.

Dedi: Darbe dışında ABD’nin ne tür bir kozu olabilir?

Dedim: ABD ile FETÖ, aynı akılla yönetiliyor. FETÖ’yü yönlendiren akıl aynı zamanda ABD’yi de yönetiyor. FETÖ’nün bugüne kadarki en önemli taktiği neydi? Teknolojiyi kullanarak düşmanını alt etmek. Dijital verilerle, sahte delillerle suç üretmek. Bugün ABD’nin elinin altında tuttuğu Rıza ZERRAB olayı böylesi bir projenin aracına dönüştürülebilir. Sahte veri, sahte tanık, sahte delillerle Tayyip Erdoğan’a yönelebilirler!..

Dedi: Bu vahim bir endişe… ABD bu noktaya savrulabilir mi?

Dedim: Elbette bu son nokta… Bundan sonrası ABD ile bütün ilişkilerin kopması ve belki Kuzey Suriye’de karşı karşıya geliş. ABD bunu göze alabilir mi? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu çizgiye gelebileceğinden ABD’nin endişesi var. Tayyip Bey’i kontrol edemiyorlar. Erdoğan 2023 vizyonundan taviz vermiyor. Yani Tayyip Erdoğan’a ‘geri adım’ attıramazsa ya kendisi geri adım atacak ya iş bu noktaya ulaşacak. Kuzey Suriye meselesi bizim için nasıl bir nevi vatan savunması ise ABD için de yeni yüzyılda Ortadoğu stratejisi… ABD, bütünsel bir Kürt devleti hesabı yapıyor ve PYD ile ortaklığa gidecek kadar şirretleşiyor. Yeni dönemde belli ki artık karşısında devlet falan olmasını önemsemiyor. Bir örgütle de stratejik ittifaka girebiliyor.

Dedi: Türkiye gibi bir müttefiki karşısına alarak mı?

Dedim: Yanına alamayınca, yanına alacağı yollar arıyor. Yani ABD’nin kazan/kazan politikasına göre Türkiye’yi karşısına almıyor. Türkiye’yi bugüne kadar olduğu gibi kullanarak yapmak istiyor. Buna da engel olarak Recep Tayyip Erdoğan’ı görüyor. Erdoğan’ı tasfiye edip planını hayata geçirmek için de darbe bile planlıyor.

Dedi: O zaman yine karşısına alamayacak. Öyle mi? Yine dolayla yollardan teslim almaya çalışacak!..

Dedim: Evet… Belki kendi üzerinden değil ama İtalya gibi palyaço AB ülkeleri üzerinden Tayyip Bey’i yalnızlaştıracak ve teslim almaya çalışacak? Son iki yıldır ne yaptılar? Yüzde 52 oyla gelen bir lideri diktatör diye sunarak itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Darbeyi kınamadılar ama darbecileri korudular. Şimdi de farklı iftiralarla ve FETÖ’nün yaptığı gibi dijital sahte verilerle adi suç üretip teslim olmaya zorlayacaklar.

Dedi: Nereye gider bu iş?

Dedim: Bu millet Tayyip Erdoğan’ı vermeye niyetli değil. Ya ABD geri adım atıp Ortadoğu’daki yeni politikasına Türkiye ayarını kabul edecek ya da Amerika ile bütün ipler kopacak. Halk bir büyük ABD saldırısı karşısında (sosyal ve ekonomik) liderinin arkasında duracak. Yani Tayyip Erdoğan küllerinden yeniden doğan ülkesini ABD’ye kiralamayacak.

 

Önce kendine sor. “Ben buna hazır mıyım?” diye… Hazırsan mesele yok.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.