Stratejik müttefikimiz.

NATO da ortağımız.

Kabul etmesi güç ama 60 yıllık stratejik ortaklığın ardından Türkiye ve ABD, özellikle Ortadoğu’da, stratejik rakiplere dönüşüyor. Bu durum Türkiye’nin dış ve iç politikasında önemli kaymalara ve uluslararası sistemde yeni yapılanmalara sebep olacağı aşikardır.

En büyük müttefikimiz  Türkiye'nin ulusal ve toprak bütünlüğüne karşı en ciddi, an acımasız tehdidi oluşturan ve  40 yıldır ülkenin ve milletin belası olan PKK/PYD ile iş birliği yapıyor.

Son yıllarda içerde ve dışarıda Türkiye'nin karşılaştığı tehditlerde olağanüstü bir artışın olmasının arka planında öncelikle stratejik ortağımız ABD'nin olması gelecekte daha büyük sıkıntıların işaretini vermektedir.

Uzun yıllar bu stratejik ortaklığın kazananı ABD olmuştur.

Her zaman talimatları geçmiş hükümetler tarafından emir kabul edilmiştir.

Artık Türkiye'nin bu ortaklıkta kendi çıkarlarını görmek istemesi ABD'yi yeni arayışlar içine sokmuştur.

ABD Ortadoğuda çıkarları için Büyük Kürdistan projesini devreye sokmuştur. Önce Irak Kürdistan'ı ve Barzani yönetimi, sonra Suriye Kürdistan'ı, daha sonra iki bölgenin birleştirilmesi ve Akdeniz'e kadar ulaşacak bir Kürt koridorunu oluşturmak, sonra da Türkiye'nin güneyinde ABD ve İsrail çıkarlarını kollayan Büyük Kürdistan'ı oluşturmak.

Artık yeni komşumuz stratejik ortağımız ABD olacak...

Bu yapılanmanın daha ilerisini okuyacak olursak; Avrupa, Asya ve Afrika'nın merkezinde bulunan, enerji ve ekonominin kilit noktası konumunda büyük bir jeostratejik önem arz eden Türkiye'nin Irak ve Suriye gibi parçalanarak yok edilmesinin köşe taşları dizilmektedir.

Bu taşları kim diziyor?

En iyi müttefikimiz ABD!

Bu andan itibaren Türkiye ABD ile ilişkilerini bu gerçekler üzerinden bina etmesi kaçınılmazdır. Bu süreçte Türkiye'nin Rusya, Çin, Hindistan ve İran ile yakınlaşması tesadüfi değildir.

Merhum İsmet İnönü'nün  1960 lı yılların ortasında ABD ile yaşadığımız sorunlar nedeniyle dediği gibi; “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır.” ifadesi yeniden gündeme gelmiştir.

2017’de yine ABD ile aramızda derin bir çatlak oluştu.İşte böyle bir ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunu diyor: “İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım.”

Şimdi evet-hayır yok, şimdi bir bütün olarak geleceğimizi kurtarmak için birlik olma zamanı.

Biz bir olursak, biz iri olursak, biz diri olursak güzel günler yakındır.

Şimdi gel ABD ve Siyonizm!

Türkler başının çaresine bakar...

ABD bizi seviyor, biz de onları sevelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hasan 7 ay önce

Biz herkesi seviyoruzda bizi kimse sevmiyor!!!

Avatar
İsmail Öksüzoğlu 7 ay önce

Natomun içerisinde yıllarca bulunduğumuz için ABD stadejisini çok iyi anlıyoruz ama, gücümüz sınırlı olduğundan dolayı karşı cephede güvenilir müttefik bulmada zorlanıyoruz. Dolayısıyla alternatifleri zorluyoruz