Dünya Gazeteciler Gününde dünya, gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın bir konsoloslukta öldürülüp halıya sarılarak insan kasaplarına nasıl teslim edildiğini konuşuyor. Türk Arap Medya Derneği ve Washington Post yazarı Kaşıkçı’nın başına gelenler dünya ölçeğinde haber ve yorum özgürlüğünün karşı karşıya kaldığı durumu gösteriyor. ABD ve Avrupa’nın samimi olmayan yaklaşımları bu gerçeği değiştirmiyor.

***

Türkiye’de basın ikiye bölünmüş... Tayyip Erdoğan yanlısı ve karşıt olarak tuhaf bir bölünme... 1980’lere kadar sağ/sol olarak nitelendirilen ve ‘ortada’ olarak kalabilen üç eğilimli basın artık yok. Ya hükümet yanlısı veya karşıtı... Hal böyle olunca hem gazetecilik açısından büyük bir sorun yaşanıyor hem okuyucular açısından... Bize göre gazetecilerden çok okuyucular gerçek habere ulaşamıyor. Okuyucuya sanal ve toplumsal ilginin dışından haber veriliyor. Toplumsal ilgi uyandıran haber gizleniyor. Bunun yerine gazetenin kendisi sanal bir keyfiyetle toplumsal ilgi uyandırmak istiyor. Bir gazeteci olarak ortaya koyduğumuz bu düşünce her iki taraf için geçerli. Tek başına Cumhuriyet, Birgün, Sözcü gibi karşıt okuyarak gerçek habere ulaşamayacağınız gibi; Türkiye, Yeni Şafak, Star vb. yandaş gazeteleri okuyarak da ülke gerçeklerine vakıf olamazsınız. Ne yazık ki Hürriyet-Milliyet gibi gazeteler de haberden yana taraf olmama adına habercilikten uzaklaşmış vaziyettedir. Üzgünüz ama ülkemde gazetelerin durumu böyle...

Gazeteler konusunda bu ayrıntıyı kaydettikten sonra gazetecilere ilişkin de kısa not düşelim... Gazeteciliği ülkesine ve milletine ihanet noktasına vardıranlar aldandılar. ‘Dünya Gazeteciliği’ dedikleri safsatanın kucağına oturdular. Kendi ülkelerinde ‘gerçekleri dillendirme’ adı altında küresel güçlere hizmet edenler, sığındıkları ülkede liboşlara döndüler. Halbuki kendi ülkelerinde meslektaşlarına ‘yandaş’ diyorlardı. Demek ki “21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü” var ama dünya gazeteciliği hala yok. Özgür basın iddiasındaki ABD’de, Almanya’da ülkenin stratejik çıkarları aleyhine haber yaptırmazlar. Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mezarına tükürmekten bahseden gazeteciler aynı sözleri Trump’a veya Merkel’e sıralasaymışlar! Demek ki Türkiye’deki sıkıntı tek başına güçlü hükümetle alakalı da değil. Gazeteciler de gelinen noktada büyük hatalar yaptılar. Düşmanlıkta sınır tanımayanlara karşı, dostlukta sınır tanımayan bir yapı oluştu. İkisi de objektiften uzaklaştı.

***

Gelelim yerel basına... Yerel basında dün yaşanan bir örnekle başlayalım. Ortahisar Esnaf Kefalet Kooperatifi, Ortahisar dışından üye yaptığı ve seçim için süre geçirdiği gerekçesi ile bakanlık tarafından uyarıldı. Bakanlık, ‘üyelerini gözden geçir ve seçimli kongreni derhal yap’ talimatı gönderdi. (09.10.2018 tarih ve KGM-61/801 sayılı yazı.)

Buna rağmen kooperatif yönetimi seçimli kongre için 2 yıl sonrasına 2020 tarihine karar alıp bakanlığa rest çekti. Yerel Medyanın bir kısmı bunu esnafın zaferi diğer kısmı da ‘hukuksuzluk’ diye niteledi!

Trabzon’da Hukuka aykırı olduğu KDK raporu ile tescillenen bir yapı için MÜSİAD yönetimi basını toplayıp ‘artık yazmayın burayı’ diye ricacı oldu. Basın da ricaya uydu!..

Yerel basın artık bağımsızlığını yitirmek üzere... Adeta can çekişiyor. Son zamlardan sonra yerel gazeteler artık güçlü sermayenin eline terk edilme noktasına getirildi. Bu gelinen nokta gazetelerle birlikte yerel gazeteciliğin de sonunu getirecek.

Geriye bir tek alternatif kalıyor. Okuyucunun sahip çıkması. Okuyucu bir simit parası değerindeki gazetelere sahip çıkmadıkça bir gün arada bir de olsa alıp ‘ne yazıyor bakayım’ bile diyemeyecek. Çünkü eli gitmeyecek. Belki ihtiyacı olacak ama haberini bile yazdıramayacak. Dolayısıyla 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü hem gazeteler hem de gazeteciler için artık bir anlam ifade etmiyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89