Dedi: günebakış gazetesi 18. yılına girdi. Hayırlı olsun.

Dedim: Evet, 18 yaş, yerine göre olgunluğa ilk adım. Ama gazetecilikte değil. Hele hele bu devirde gazete sahipliğinde hiç değil. Gazetecilik zor meslek. Bir yerel gazeteyi taşımak daha zorlaştı...

Dedi:  Öyle sitemkâr konuştunuz ki sanki yorgunluk belirtileri var!

Dedim: Yorgun ve bitkin değilim. Hatta 18 yıl önceki heyecanı koruyorum. Ancak şartlar çok değişti. Güçlü sermaye olmadan gazete yaşatmak artık imkansız. Bugünden yarına bırakmak gibi bir fikrim ve niyetim yok. 58 yaşındayız ve 60’a merdiven dayadık. Doğrusu 60’tan sonrası için emin değiliz.

Dedi: 10 yıl radyo-televizyon, 18-20 yıl gazetecilik... Geri dönüp muhasebe yapsanız pişmanlık duyar mısınız ya da memnun kalır mısınız?

Dedim: Bu mesleği bir ilke ve ideal uğruna seçtik. Hayatta hep öğretmen olmak istemişimdir. 12 Eylül yönetimi üzerimizi çizince bu mesleğe yöneldik. Hep bir gazetem olsun istemişimdir. Önce radyo-televizyon ardından gazete... Rabbim niyetimi kabul etti. Dileriz sevaplarımız günahlarımızdan fazladır.

Dedi: Arkada siyasî ve ekonomik destek olmadan bir gazeteyi taşıma girişimi büyük bir risk. Bu riski iyi göğüsleyebildiniz.

Dedim: Risk aslında hayatımızın bir parçası. Kendince hep risk almışızdır. Gazeteye başlarken o dönemin şartları bayide  satan bir gazete için normaldi. Ancak 18 yılda çok farklı boyuta gelindi.Artık bayiide gazete satsanız bile yetmiyor. Ayrıca günebakış kurulduğunda 2 gazete vardı. Şimdi 5 gazete ve çok ağırlaşan şartlar...

Dedi: Gazetecilik bir anlamda mahkeme demektir. Çok davanız oldu mu?

Dedim: 18 yılda 250’yi geçmiştir. Yıllık ortalama 14 dava... Ayda bir dava... Çok sayılmaz!.. Buna rağmen Trabzon’da bu kadar dava sürecine giren ikinci bir gazeteci olduğuna inanmıyoruz.

Dedi: Ceza, hukuk davaları ayrımı yaparsanız hangisi çoktur?

Dedim: Elbette hukuk davaları... Ceza davaları 50’yi geçmez. Şimdi “Çok ceza yediniz mi?” diye soracaksınız. Kesinleşmiş 15 aylık bir hapis cezası yeni kalktı. Yani 5 yılda yeni bir ceza yemedim. Yoksa 15 ay hapis yatacaktım.

Dedi: Gazeteciler size göre hukuk baskısı altında mı? Eskiyle mukayese yapabilir misiniz?

Dedim: İkiye ayırarak yorum yapmak istiyorum. Eskiden yerel mahkemeler daha özgürdü. Lakin Yargıtay ve Danıştay sol/alevi kuşatması altındaydı. Yüksek yargı kesinlikle bağımsız değildi ve kesinlikle ideolojikti. Şimdi ise yerel yargı eskisi kadar özgür ve bağımsız değil. Siyasetin etkisini hissediyoruz. Yüksek yargı konusunda henüz bir yorum yapamam.Yaşamak ve örneklerini görmek gerekiyor.

Dedi: Bir gün gazeteciliği bırakırsanız arkanızda nasıl bir iz bırakmış olacağınıza inanıyorsunuz?

Dedim: Bu sorunun muhatabı ben olmamalıyım. Bir farkındalık oluşturduğumuza... Cesur, objektif ve ilkeli davrandığımıza inanıyoruz. Kent sorunlarında hassas ve ön açıcı olduğumuza inanıyoruz. Yandaş olmadığımıza, yerine göre iktidarı eleştirdiğimize inanıyoruz. günebakış olarak 8. kitabı çıkartıyoruz. Belki 2 yıl daha 10 kitap olacak. Arkamızda bir kültür hizmeti bırakmış olacağız. Doğrusu bir mektep gibi olduk. Bir yanda 40 yıllık Karadeniz gazetesi ekolü diğer yanda 20 yıllık günebakış ekolü... En doğru yorumu arkamızdan gelenler yapacak.

Dedi: Son bir soru: Yeniden başlasanız yine bu yaptığınızı yapar mıydınız? 

Dedim: Ben ilke ve ideallerim uğruna bu mesleği seçtim. İdealim ve ilkelerim bugünün şartlarında gazetecilik yapmama izin vermez. Üstad Necip Fazıl’ın dizinin dibinde yetişenlerdeniz. “Buz dağını nefeslerimizle erittik. Geç geçebilirsen oluşan bataklıktan... demişti. Ne yazık ki bugün o tabloyla karşı karşıyayız. Gazetecilik yapmam. Gazeteci olmayı çok isteyen en küçük oğluma da en sert tepkiyi göstererek izin vermedim. Avukat olmasını istedim ve öyle oldu.

Dedi: Nice 18 yıllara...

Dedim: günebakış için inşaallah... Lakin şahsımız açısından aktif mesleğin sonuna yaklaştık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37

banner91