Emekli Kurmay Albay Mustafa Önsel’in Ağacın Kurdu kitabı darbe sürecini doğru anlayabilmek için okunması gereken bir eser… Ergenekon davasından yargılanan ve o süreci FETÖ’nün nasıl istismar ettiğini anlatan bir kitap… Kitabı okuduğunuzda Genelkurmay Başkanı’nın özel kaleminin de Cumhurbaşkanı’nın yaverlerinin de nasıl FETÖ mensubu çıkabildiklerini daha iyi anlayabiliyorsunuz.

Albay Mustafa Önsel’in eserinde çok önemli bir ayrıntı daha var. FETÖ’nün orduya sızması olayını ‘Sarı Öküzü Verme’ hikâyesine benzetiyor. Önsel “Biz bu mücadeleyi ‘önemi yok canım sonunda bir öküz’ deyip Sarı Öküz’ü verdiğimiz zaman kaybettik” diyor. Bir anlamda FETÖ’nün orduyu bu denli ele geçirmesini ordu mensuplarının sorumsuzluğuna bağlıyor. Daha iyi anlayabilmek için ‘Sarı Öküzü Verme’ hikâyesini de sütunumuza alalım.

***

“Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.

 Öküzlerin lideri Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış: "Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum bugüne kadar sizlere zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Bütün suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."

Boz Öküz ve heyeti bu sözler üzerine aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz''ü vermişler aslanlara. Bir tek Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.

Bir süre sonra aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk''u istemişler: "Gördünüz mü ne kadar barışseveriz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa sizler normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."

Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş. Bu olay sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar.

Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri liderlerine, "Ne oldu bize, nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa vaktiyle ne kadar güçlüydük" diye sormuş. Boz Öküz, Benekli Öküz''ün sözlerini hatırlayarak, gözleri nemli "Biz" demiş, "Sarı Öküz''ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı."

***

Evet… FETÖ Türk ordusuna aynen böyle sızdı. Ağacın gövdesine önce bir kurtçuk soktu. Kendilerine çok güvenen, burunlarından kıl aldırmayan komutanlar “Canım ne önemi var? Sonuçta koca bir ağaç ve bir kurtçuk” deyince ordu zamanla bir örgütün bu denli işgaline uğradı. İyi ki millet vardı da ordusuna sahip çıktı.

 

Evet, 15 Temmuz aynı zamanda ordusunu kurtaran milletin hikâyesidir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.