“15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü” resmi bayram olarak kabul edildi ve önceki gece ifa edildi.

Tüm milletimize hayırlı olsun.

O geceyi dışarıda, sokakta yaşamış birisi olarak söylemeliyim; duygulanmamak, hüzünlenmemek ve ağlamamak mümkün değil. Allah milletimize bir daha böyle bir gece yaşatmasın.

15 Temmuz’dan almamız gereken dersler ve geleceğe dönük yapmamız gereken işler olduğuna inanıyorum. O gece Türklerin adeta “Fransız ihtilali”dir. Millet demokrasisini korumak adına vesayet anlayışına, tepeden inmeci haksız, zalim despotik çıkışlara dur demiştir. Milli bir duruş sergilemek adına toplumun tüm kesimleri bir araya gelmiş ve yabancı menşeli tüm yapılanmalara geçit vermemiştir. Bunu çok ama çok önemsiyorum.

Türk milleti sosyolojik anlamda ciddi bir değişim yaşıyor.1800 lü yılların sonlarından itibaren başlayan yenilmişlik ve ezilmişlik duygusunu bertaraf etmeye ve dirilmeye çalışıyoruz. 15 Temmuz’u bu değişimin başlangıç noktası olarak görüyorum. Değişimin devam etmesi ve güçlü, medeniyet üreten bir millet olarak dünyadaki yerimizi almamız için yapmamız gereken çok şey var.

15 Temmuz gecesi İstanbul sokaklarında hemen hemen her kesimden insan yan yana omuz omuza mücadele etti. Bu mücadele anlayışının artırılarak siyaset ve partiler üstü bir milli birlik yapılanmasına dönüşmesi gerekmektedir. Bu milli anlayış partilere ve siyasete kurban edilmemelidir. Son bir yılda bu anlamda olumlu adımlar atıldığını düşünmüyorum.

Diğer yandan FETÖ ile mücadele ederken, analitik yaklaşmak ve sebep sonuç ilişkisini gözetmek gerekir. FETÖ yü doğuran sebepler nelerdir? FETÖ benzeri oluşum riskleri halen var mıdır? Bunlara da bakmak ve aynı vasatın oluşmamasını sağlamak gerekmektedir. Yani Cemaatçilik ve Cemaatler üzerinden yeni devlet yapılanmalarına izin verilmemeli, var olanlar bertaraf edilmelidir. Oysa son bir yılda bu anlamda hiçbir yasal düzenleme ya da çalışma yapılmamıştır.

Bir diğer konu ise; “şeytanın sağdan yanaşması” misali size dost görünen hemen yakınınızda ki düşmanlara karşı uyanık olma gereğidir. Şeytan insana sağdan yaklaşınca günahları hoş gösterir. Adeta sevap işlediğini zanneder insan. Onun için uyanık olmak ve sonuçları vatandaşa, demokrasimize ve kamu menfaatine yaramayan uygulama ve düzenlemelerden kaçınmak gerekir. Aşırı septizim karar almayı zorlaştırır ancak alınacak kararların sonuçlarının kime hizmet ettiğini iyi çalışmak gerekir.

Geciken yargılama ve mahkeme kararları, suçluların -özellikle siyasi yapılarda yer alan suçluların- hala yerini koruması ve bazı masumların içeri alınması titizlikle ele alınmalıdır. Bu haksızlıklara bir an önce çözüm bulunmalıdır. Bu kadar büyük bir kütleyi tam anlamıyla dört dörtlük bir şekilde çözmek kolay değil elbette, ancak adalet önemlidir ve olabildiğince ayıklamaya, titiz davranılmaya gayret edilmelidir.  

Muhalefete gelince; CHP nin “Adalet” sloganı ile daha henüz yeni bitirdiği yürüyüşünün devamında 15 Temmuz etkinliklerine katılması gerekirdi. Bu etkinliklere katılmaması Kemal Kılıçtaroğlu ile ilgili -FETÖ ve Mit Tırları konularında ki- şaibeleri artırmıştır. Kemal Kılıçtaroğlu’nun izlediği siyasi taktiği anlamakta zorlanıyorum. Muhtemelen kendisi de anlamıyor, sanki birileri söylüyor, o yapıyor. Oysa bu süreçte milletin yanında yer almalıydı.

Bu vesile ile, tüm şehitlerimize, O gece tanklara karşı duran, canını feda eden, doğuda, güneydoğuda canlarını bu millet için veren tüm şehitlerimize rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlık ve esenlik diliyorum.

15 Temmuz kutlu olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.