Dedi: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı’na yönelik sözlerini nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Kemal Kılıçdaroğlu daha önce birleştirici/bütünleştirici bir dil kullanıyordu. Bunu da ‘Ülke için sorumluluk taşımak’ biçiminde savunuyordu. Demek ki sandığa yansımayınca vazgeçti.

Dedi: Nasıl yani? Bütünleştirici dile vatandaş pirim vermedi mi?

Dedim: CHP lideri böyle yorumlamış olmalı ki şimdi ayrıştırıcı öfke dilini tercih ediyor.

Dedi: Cumhurbaşkanı’na ‘Diktatör bozuntusu’ demek ve şeref ve haysiyet sorgulamak ayrıştırmak mı?

Dedim: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a oy verenler öyle düşünüyor. Öfkenin kaynağı CHP liderini  öfkesine mahkum ediyor.

Dedi: Ne demek öfkenin kaynağı? Nedir bu öfkenin kaynağı?

Dedim: Kılıçdaroğlu’nun öfkesinin kaynağı 1128 mandacı akademisyen. Kılıçdaroğlu, bu akademisyenlere soruşturma açıldığı için… YÖK bunları birer birer açığa aldırdığı için Cumhurbaşkanı’na hakaret ediyor. Yani ‘Teröristleri destekleyen, hendek eylemlerini destekleyip devleti katliamla suçlayan akademisyenlere destek vererek bir nevi kendisi de hendek siyasetini desteklemiş oluyor.

Dedi: Kılıçdaroğlu böyle bir savrulmayı göğüsleyebilir mi?

Dedim: Geçici olarak evet. Ama devleti kuran CHP göğüsleyemez. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’na öfke duyan tüm kesimlere selam gönderiyor. Gözü kararmış ve artık doğru/yanlış… Siyah/beyaz… Haklı/haksız…  Günahkar/günahsız ayrımı yapmadan Cumhurbaşkanı’na karşı olanlarla kol kola giriyor. Bu tablo, vahim bir tablo.

Dedi: CHP tabanı da benzer noktada değil mi?

Dedim: Hayır değil. CHP tabanı Erdoğan’a karşı olabilir. Erdoğan’a öfkeli olabilir.  Ama bu yerine göre kontrol edilebilir bir öfkedir. Devlet ile terörist arasındaki mücadelede devletin yanında duran bir öfkedir. Terörü destekleyen 1128 mandacı akademisyene de tepki gösteren bir öfkedir.

Dedi: Çok ağır bir savrulma değil mi?

Dedim: Yalnız CHP lideri için değil. Aydınlarımız için de ihanet noktasına varan bir savrulma. Düşünebiliyor musunuz Hırantı anmak için yürüyenler, Hırantı katlettirenlerle kol kola girip Tayyip Erdoğan’ı birlikte eleştiriyor. Böylesi bir tablo neyle izah edilebilir?

Dedi: MHP’nin duruşu neye örnek verilebilir?

Dedim: MHP’nin duruşu öfkenin kontrolüne örnek verilebilir. MHP’de Cumhurbaşkanı’nın tavırlarından rahatsız. Ancak bu rahatsızlık ihanetçi güruhla kol kola girmeyi reddeden ve kendi  asli dinamikleriyle yaklaşan bir rahatsızlık. MHP, devleti suçlayıp teröristleri savunan bir anlayışa arka çıkmaz, çıkamaz.

Dedi: Aslında CHP’de çıkmaz, çıkamaz ama…

Dedim: Öyle bir savrulma yaşıyor ki devleti kuran parti devletin karşısına geçti. Devleti kurduğunu iddia eden parti teröristlere arka çıkanları savunup toplumu ayrıştıracak noktaya geldi.

Dedi: Bu durum CHP için sürdürülebilir mi?

 

Dedim: 1128 akademisyen mi? Millet mi? Sorusu karşısında CHP durduğu yeri savunamaz. Bu anlayışı sürdüremez. Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu da, CHP de sürdüremez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.