26 Aağustos 2018 Pazar günü 1071 Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünü geride bıraktık. İki gün önce Malazgirt’te muhteşem bir anma töreninin yapılması en üst perden beni ve benin gibi düşünenlere ziyadesiyle memnun etmiştir. Milletimiz ve geleceğimiz açısından çok önemli olduğunu düşündüğüm 1071 Malazgirt zaferi sadece Türklerin tarihinde dönüm noktası değildir; hem İslâm tarihinde hem de insanlık tarihinde tarihin akışının, yönünün, yörüngesinin belirlendiği bir büyük dönüşümün adıdır. Malazgirt savaşı, askerî ordularla kazanılan bir savaşın yanında, ilim, irfan ve hikmet ordularıyla, bütün ümmetin umutlarını bağladığı filizlenen koca bir çınarın adıdır. Tarihini bilmeyen tarihinden haberdar olmayan bir millet ne tarih yapmaya ne tarih yazmaya nede tarihte yerini alıp söz söylemeye hakkı olmayıp, tarih sahnesinden silinmeye mahkûm olacaktır. Bu nedenle 1071 Malazgirt zaferi İstikbal ve İstiklalimizin adıdır. Geçmişimizin, bu coğrafyada yürüttüğü mücadelelerin bütün birikimini, bütün başarılarını, bize verdiği bütün derslerini bugüne taşıyacağı yeniden doğuşun ve dirilişin adıdır. 1071 Malazgirt zaferinin devlet tarafından görkemli bir şekilde kutlanması geçmişle geleceğimiz arasında hafızalarımızda unutulmaya yüz tutmuş olan yeniden doğuş ve yeniden diriliş öykümüzün milletimize hatırlatılması ve anlatılmasının adıdır. 1071 Malazgirt zaferi bize yeni bir kapı açmakla kalmayıp küresel bir güç olan o günkü Bizans’a başkaldırışın ve Allahtan başka hiçbir gücün önünde eğilmeyen, korkusuzca dik duran kendine ebedi bir yurt tutan bizi biz yapan ilahi değerlerle buluşturan büyük bir mirasın adıdır. Bin yıl sürecek olan amansız savaşlarla bizi Anadolu’dan atmak için mücadeleye girişen haçlı orduları hala bu yarayı sarmış değillerdir ve mücadelelerine devam etmektedirler. Haç ile Hilal'in savaşı bugün de amansızca devam etmektedir. 1071 Malazgirt zaferi bizler açısından bu mücadelenin unutulmamasının hafızalarda kalmasının adıdır. Bu günde ülke olarak tek merkezli küresel güçlerle haçlı zihniyetiyle aynı mücadeleyi vermekteyiz. Bunu tüm milletimize ve gençlerimize anlatmak zorundayız. Şu iki şey millet olarak bizim açımızdan çok ehemmiyetlidir. Vazgeçilemez ve ihmal edilemez. Bunlarla varlığımızı devam ettirebilir ve istikbale yürüyebiliriz: İslâm şuuru. Tarih şuuru. Bu milletin evlâtlarına son bir asırda ne Büyük Selçuklu, ne Anadolu Selçuklu, ne Osmanlı layıkıyla öğretildi. Ancak; en büyük vesayet ilmin üzerinde, bir başka ifadeyle dinin, tarihin üzerinde yaşandı. Millet öz tarihinden benliğinden koparıldı ve geçmişiyle arasına büyük bir set çekildi. Aslını inkar eden, geçmişini tanımayan büyük bir medeniyete sahip milletin torunların olduğu bilmeyen hatta geçmişini inkar edecek kadar düşük profilli bir millet topluluğu ortaya koymak istediler. Çünkü amaçları belli idi.1071 Malazgirt zaferiyle kapıları açılan Anadolu’ya yerleşen bu Müslüman halkı Anadolu’da boğmak buradan çıkarmak kendilerince yarım kalan hesabı kesmekten başka bir şey değildi. Bugün herhangi bir lise mezunumuz, Sultan Alparslan’a dair anlatacakları bir paragraflık bir malumatı zor bulur. İsminin Muhammed Alparslan olduğu hiç bilinmez. Malazgirt’ten girip Anadolu’yu bize ebedi vatan kılan ordu hakkında malumat sahibi değildir. 1071 Malazgirt zaferine işgal diyen mecnunlarla, zülüm 1453’te başlamıştır diyen cibilliyetsizler bu ülkede bu eğitim sistemiyle türetildi. Biz bu sebeplerden dolayı İslâm şuurunu ve tarih şuurunu asla bir tarafa bırakamayız. Doğru bilgiyi ve doğru tarihi milletimize ve gençliğimize anlatmak zorundayız. Milli Eğitim Bakanlığımız ve Kültür Bakanlığımız konunun üzerinde hassasiyetle durmalı ve çalışmalarına ara vermeden devam etmek zorundadırlar. 1071 Malazgirt’te Sultan Alparslan Han’a zafer destanı yazdıran, Anadolu kapılarını açan Bedir'in Uhud'un ruhudur. Bizans’ı Fatih Sultan Mehmed Han önünde dize getirip İstanbul’u fethettiren ruh Malazgirt ruhudur. İstiklal Harbini kazandıran İstanbul’un Fethinin ruhudur. Dünyada eşi ve benzeri olmayan; Topun, tankın, namlunun önüne korkusuzca bedenini ortaya koyan, canını hiçe sayan, darbeye dur diyen, 15 Temmuz Direnişini yapan ruh İstiklâl Harbi ruhudur. Rabbim bizlere 1071 ruhuyla yetişen nesiller nasip eylesin. Âmin. Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bayram Yetim 4 hafta önce

Çok guzel açiklamissin.Ama yinede devlete buyuk pay dusuyor.Tarihimiz ne zaman sansuzsuz okutulacak bilinmez.Yinede Allah yardimcin olsun.

banner89

banner37